Blog Yazıları

Vajinismus Nedir, Hipnozla Nasıl Tedavi Edilir?

hipnoz-vajinismus

Vajinismus Nedir, Hipnozla Nasıl Tedavi Edilir?

Vajinismus ilişkiye izin vermeyecek ölçüde kaygı ve korku duymanın neticesinde beden kontrolünün kaybı ve kasılmalarla seyreden bilinçdışı tepkiler zinciridir. Vajinismus hastaları çoğu kere şunu söylerler; “Her şeyin farkındayım. İlişkinin yaşanabileceğini biliyorum. Ancak o an geldiğinde kendimi kontrol edemiyorum. Hani göz bebeğinize parmağınızı dokundurmaya çalışır da o an irkilirsiniz ya yaşadığım durum tam da budur.”

Vajinismus hastasının bu metaforik tanımı çok anlamlıdır. Birçok konuda iradesini kullanabilen kadın, ilişki anında kontrolünü kaybetmektedir. Kendi de yaşadığı kontrolsüzlüğü açıklamakta zorlanır. Eli, kolu, bacakları, nefes alışverişi, kalbi artık onu dinlememektedir. Aman Allah’ım içimde neler olmaktadır? Bilmediği ve yeni karşılaştığı içindeki yapıyla nasıl mücadele edeceğinin çok da farkına varamaz.

İradesini daha çok kullanmaya çalışır. İradeyle üzerine gittikçe bilinç dışı sistem daha da güçlenir ve kontrolsüzlük daha da artar. Nasıl bir sistemle mücadele ettiğinin farkına varamaz. Belki içerideki tepki oluşturan sistemi anlayabilse çözümü de rahatlıkla bulabilecektir.

Vajinismus tedavisinde genel yerleşmiş tedavi şekli, vajinaya aparat/dilatör veya parmak yönlendirerek içeriye bir şeyin girebilmesini, vajenin çapının artabildiğini tanımlamak üzerine kurgulanmıştır. Kısmen doğru bir yaklaşımdır. Ama tedavinin bütün kısmını içermez. Çünkü Türklerde görülen vajinismusta vajen serbesttir. İçeriye bir şey yönlendirdiğinizde vajen alt 1/3 kaslarında kasılma gözlemlemezsiniz. Bu nedenledir ki vajinismusta vajene dönük çalışmaları yapmış, buna ait tedavilere gitmiş ancak penis deneyimine geçemeyen vakalar da vardır.

Bu vakalarla az olmamak kaydı ile karşılaşmaktayım. Vajinismusta davranışçı tedaviye gidip başaramamış, sonra ikinci bir tercih olarak yine davranışçı tedaviye gitmiş, bütün aparat/dilatör çalışmalarını yapmış ama deneyimi yaşayamayan hastalarla da çalıştığımda şunları gözlemledim;

  1. Vajene dönük aparat/dilatör çalışmaları geri bildirim (biofeedback) yapılmadan uygulanmış
  2. Sadece içeriye bir şeyin girmesi amaçlanmış
  3. İçeriye bir şey girerken vajinismus hastasının “nefes, kalça, bacak ve zihinsel kontrölü” geri bildirimlerle düzenlenmemiş
  4. Çalışma sırasında deneyime ait bir model kalıp çıkarılıp öğretilmemiş.
  5. Daha da önemlisi vajinal çalışmaya, hipnozla sorun üzerine ve zihinsel-bedensel gevşeme sağlanmadan doğrudan başlanmış
  6. Vajinismus hastasının genelde muayene ve içeriye bir şeyin gireceğine dair endişesi olduğundan dolayı bu süreçler giderilmeden davranışçı tedavi uygulandığında hastanın davranışçı öğreniminin zorlaştığı muhtemeldir.

 

Vajinismusta Hipnozla – Hipnoterapi- Nasıl Tedavi Yapılır?

Tek başına davranışçı tedavilerde eksiklikler olduğu gibi tek başına hipnozla giden tedavilerde de eksiklikler vardır. Bu nedenle her iki tedavinin eklektik olarak birleştirilmesini önermekteyim. Vajinismus hastası tedaviye geldiğinde;

  1. Sorunu dinlenir
  2. Hipnoza ait mayalama ve neyin nasıl yapılacağı bilgisi verilir
  3. Vajinismusun dörtlü formülasyona göre hastada ki oluşum mekanizmaları tespit edilir
  4. Hipnoz ön seans yapılıp, Dr. Ulusoy Hipnoz İndüksiyon Tekniğine göre “İşitsel, görsel, dokunsal” temsil sistemlerinden hangisini ya da hangilerini kullandığı tespit edilir. Böylece hastanın zihnine ulaşım yolları tespit edilmiş olur.
  5. Hasta hipnoz seansına alınarak formülasyona göre sorunu ortadan kaldıracak telkinler verilir ve zihinsel-bedensel gevşeme telkinlerle sağlanır.
  6. Hastaya eşiyle birlikte 30 dakika süren eğitim filmi izlettirilerek zihinsel şablon oluşturulur.
  7. Davranışçı çalışmaya geçilir. Hasta ve hipnoterapist arasında oluşturulan telkin etkileşimi çalışmada da geçerliliğini korur. Hasta hipnozda değildir, bilinci açıktır ancak kurulan zihinsel bağ nedeni ile etkili iletişim sağlanır. Bu çalışma 30 ile 60 dakika sürer.
  8. Davranışçı çalışmanın geri bildirimlerle öğretilmesi ve deneyime ait model çıkarılmasından sonra vajinismus hastası tekrar hipnoz seansına alınır. Hipnodrama, ego güçlendirici, zihinsel-bedensel gevşeme ve deneyime ait telkinler verilir.
  9. Hasta otele gönderilir ve öğretilen davranışçı uygulamaları belli sayıda tekrar etmesi istenerek seksüel pozisyonlara ait eğitim filminin izlenmesi istenir.
  10. Öğrenilen tekrarlar ve pekiştirmeler, hasta tarafından zihin-beden telkinlerle hazır olduğu için otelde kolayca yapıldıktan sonra vajinismus hastası bir kez daha hipnoz seansına alınır.
  11. Hipnoz seansında bilinçdışı, hipnotik ideomotor etkileşim ile deneyime hazırlanır ve deneyime ait telkinlerle desteklenir.
  12. Hipnoz seansının ardından çift otele gönderilir ve ilişkiyi yaşarlar.

 

“Psikoseksüel Eğitim + Geri Bildirimli Davranışçı Yaklaşım + Hipnotik Teknikler + Bilişsel Yaklaşımı” İçeren bu modele “Vajinismus Tedavisinde Dr. Ulusoy Teknik 2” denir.

Bu teknik Hipnoz kongresinde de sunulmuştur. Entegratif ve kendi içinde birbirini tamamlayan bir dizi süreci barındırmaktadır. Vajinismus tedavisinde hipnozun yadsınmayacak ölçüde tedaviyi kolaylaştırdığını ve süreci hızlandırdığını düşünmekteyim. Çünkü hipnozla dirençleri ortadan kaldırmak, egoyu güçlendirmek, gevşeme sağlamak, sorunu oluşturan bilişsel etmenlere çözüm üretmek daha kolaydır. Vajinismus tedavisinde Dr. Ulusoy Teknik 2, “Üç Aşama ve Üç Saatlik” bir çalışma ile sabah alınan hastanın akşama deneyim yaşayabilmesini sağlar. 

Vajinismus Başarı Hikayeleri

VAJİNİSMUS BAŞARI ÖYKÜLERİ, “GERÇEK AŞKLAR”

Birinci vajinismus hikayemiz:

Bir yılını dahi doldurmamış gencecik yeni evli çift. Birbirlerine çok yakışıyorlar. Vajinismus problemleri var. Çalıştık ve deneyimi yaşadılar. Gelin görün ki, zar muhtemelen yarım ay veya daire şeklinde idi ve deneyimlerinde kanama olmadı. Zarların yaklaşık 4/10’unun deforme olmayacağını her gelen hastama tedavi başında, eğitim sürecinde veririm. Buna rağmen tedaviden sonra erkekte buna dönük sıkıntı hissettim. Tekrar açıkladım, literatür bilgileri, kaynakları ve resimlerle anlattım. Tamam dedi yarım ağızla… Aradan 3 ay geçmeden bana gelen bilgiye göre, erkek, sözde çok sevdiği eşini, zara takılı düşüncesi nedeniyle boşuyordu.

İkinci vajinismus hikayemiz:

25 yıllık vajinismus hastamız, geçmişte tedaviler denenmiş ama başarısızlıkla sonuçlanınca 25 yıl su gibi akıp geçmiş. Erkeğin mesleğini sordum, “Bisiklet tamircisiyim,” dedi. “Ama eşimi çok seviyorum. İlişkimiz ve çocuğumuz olmasa da ona derinden duyduğum, kalben hissettiğim sevgi nedeni ile hep bağlı kaldım ve onu hiç üzmedim.” O sırada eşi de bu cümleyi gözyaşları içinde onaylıyordu.

Sizlere iki uç örnek verdim. İki çift de severek evlenmişlerdi. Birisi sevgisini kısa sürede zara değişmiş, diğeri her şeye rağmen sevgisini koruyup kollamış ve büyütmüştü.

İki sevgi arasında bir ölçüt farkı var. Günümüz gençleri, sevgiyi “bir anlık hoşlanma, fiziksel yapı, toplumsal kademe, maddiyat, sevdiği yemeklerin, sevdiği müziklerin aynı olması, seyahat ve tatil alışkanlıklarının benzer olması” gibi unsurlarla ölçebiliyor. Bunları ölçüt olarak aldığınızda evliliklerde, takip eden yıllarda sorunlar ve anlaşmazlıklar ortaya çıkıyor. İncir çekirdeğini dahi doldurmayan sebeplerden ötürü tartışmalar, kavgalar ve boşanmalar meydana geliyor. Burada biten sevgi mi? Çiftlere göre sevgi. Ama gerçekte binanın temelinde olması gereken sevginin olmadığını, dış unsurların sevgi olarak görüldüğünü, değerlendirildiğini fark ediyoruz.

Gerçek sevgi ise ikinci hikayedeki sevgidir. Bunun temelinde Mevlana’nın Şems’e duyduğu sevgi vardır aslında. “Kalben, merhameten, tüm düşünce ve duygular üzerine iki ruhun bir zihinde birleşme hâlidir.” Ve bu sevgi öyle güçlüdür ki, Şems gittiğinde Mevlana günlerce, haftalarca, aylarca gözyaşı dökmüştür. Mevlana içinden bir parçanın kopup gittiğini hissetmiştir. Onu her yerde aratmıştır.

Gençlere, seviyorum dediklerinde şunu sorarım, “Partnerin hayvanları seviyor mu? İnsanları seviyor mu? Yolda kalmışa, zorda olana yardım ediyor mu? Çiçeği, böceği, börtüyü seviyor mu? Merhameten ve kalben içindeki aşkı çevresine, doğaya, insanlara ve tüm canlılara aktarabiliyor mu? Bunları görmeye çalış. Görmeye çalışmak da yetmez, onu olaylarla ve hikayelerle sına… Merhamet ve kalbi duygu içeren olay ve hikayelere ne tepki veriyor, geri çekil bir gözlemle.

Bunları yapabiliyorsa o genci sev, öyle sev ki onu ‘bisiklet tamircisi’ gibi her şeye rağmen yaşam boyu hiç bırakma. Çünkü o seni çok sevecektir ve ne olursa olsun seni bırakmayacaktır. Bu sevgi binanın temelinde varsa bir önceki saydığın sevgi diye nitelediklerin bu temelin üzerine katları oluşturacak ve sağlam bir bina inşa edeceksin.

Mevlana’nın Şems’e duyduğu sevgiyi aranızda hissetmezsen, oradan uzaklaş. Çünkü o sevgili en ufak sorunda senden uzaklaşacaktır. Sözlerini, düşüncelerini, duygularını anlamayacaktır.”

Çocuklarımıza, gençlerimize, gerçek kalbi aşkları, sevgileri yaşanmış hikayeler üzerinden anlatın… Mitoloji uzmanı J. Campbell’in de vurgu yaptığı gibi, günümüz gençliğinin en büyük eksiği hikayelerdir. Hikayeler yaşanmış, deneyimlenmiş olaylardır. Kişi zora düştüğünde, sıkıntı yaşadığında zihni bu hikayeler üzerinden çözüm bulur. Bir anlamda hikayeler yaşamın yol gösterici haritalarıdır. Hata yapmamamıza ya da tekrar tekrar aynı hatayı yapmamıza engel olurlar…

“Mevlana, Şems’ini kaybettiğinde hıçkırıklara boğularak gözyaşlarını aylarca tutamadıysa, sen de senin için gözyaşı dökecek sevgiliyi bul…”

 

“Gel, gel, ne olursan ol yine gel, İster kafir, ister mecusi, İster puta tapan ol yine gel, Bizim dergahımız ümitsizlik dergahı değildir, Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel… Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz, Şu tertemiz tarlaya sevgiden başka bir tohum ekmeyiz biz… Beri gel, beri! Daha da beri! Niceye şu yol vuruculuk? Mademki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik… Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız! Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir.”

Mevlana

Vajinismus Belirtileri

Vajinismus Belirtileri Nelerdir?

 

  1. Vajinismus kadınının bir kısmı rahat muayene olabilirken bir kısmı da kasılmaları ve korkuları nedeni ile muayene olamaz
  2. Ön sevişmede ve ilişki denenmeyeceğinden eminse rahattır ve sorun yaşamaz
  3. Ön sevişmede rahatlıkla haz alabilir
  4. İlişki anında, penisin vajene gireceğini düşündüğünü/hissettiği anda korku duyar
  5. Duyduğu korku, kalp çarpıntısı, kaygı, kaçınma belirtisi (panik atak), ağlama nöbetleri ve bedensel kasılmalar nedeni ile penisin vajene girişine izin vermez.
  6. Genital bölgesine bakıp dokunabilenler ve içeriye bir şey yönlendirebilen vajinismus kadınları olabildiği gibi bakıp dokunamayanlar ve içeriye bir şey yönlendiremeyenler de vardır
  7. Vajinismus tanısı muayene esnasında kasılmalar nedeni ile konulabileceği gibi rahat muayene olabilen hastalar nedeni ile de muayene sırasında tanı konulamayan vakalar da vardır.
  8. Asıl olarak vajinismus teşhisi hastanın anlatımına bağlı olarak konulur. İlişkiye izin vermeyen tepkilerin varlığı birincil tanı kriteridir.
  9. Vajinismus kadınlarının bir kısmı ilişkiye ait görsellerde veya hikayelerde de rahatsızlık duyar
  10. Cinselliğe ait tabularla büyütülme
  11. Geçmişte yaşanmış cinsel ve genital travmaların varlığı
  12. Cinselliğe ait olumsuz hikayelerden negatif etkilenme
  13. Vajinismus kadını için, vajenin ve zarın değerlilik yaratması gibi duygu ve düşüncelerin varlığı

Vajinismusta kadının yaşadığı içsel çatışmalar

VAJİNİSMUS TEDAVİSİ Mİ ZOR YOKSA YAŞANANLAR MI?

 

Vajinismus, tedavisi kolay ama yaşanması zor bir hastalıktır. Önceleri nasıl bir şey olduğunun çok farkına varılmaz. Erkek, eşini kendisini sevmemekle suçlar. Sevsen yapardın der. Kadın kendince çareler arar. Ne de olsa eşini sevmektedir. Çevresine, yakınlarına anlatamaz ve gizli kalır. Alkol, uyuşturucu ilaçlar, zarın operasyonla alınması vb denenir çare olmaz. Hele bir de gittiği tedavi ve tedavilerde başarısızlıkla döndüyse daha çok dip yapar.

Öyle an gelir ki yetersizliğinden ve eşinin beklentilerini karşılayamamaktan duyduğu acı ile ya boşanma teklif eder ya da eşini kendi rızası ile başkası ile birlikte olmasını kabul edebileceğini ifade eder. Eder ama yüreği de yanar… Bir taraftan eşini kaybetmemek, bir taraftan eşinin ihtiyaçlarını giderememenin verdiği acı ile aldığı bu karar ilerleyen zaman diliminde onda pişmanlığa yol açar.

Tedavide zarı, yarım ay şeklinde ya da açık-geniş halka şeklinde ise deneyimde geçişe izin verir ve kanama yapmayabilir. Bir taraftan deneyimi başarmanın mutluluğunu içinde hissederken bir taraftan da ilk deneyimde kanamanın olmayışının kültürel baskısı ve eşinin ne diyeceği endişesini taşır.

Türkiye’de kadın olmak zordur. Vajinismus kadını olmak daha zordur. Kadın gizli gizli, için için ağlar…

Süreç içinde boşanmanın eşiğine geldiğinde evliliği için son çareler aramaya başlar. Doğru bir tedavi, doğru bir yaklaşım, doğru bir seçenek. Onu son virajdan devrilmeden çıkarabilecek bir yardım eli…

Bu durumların yaşanmasına izin vermeyecek, başarılı ve doğru bir tedavi eklektik olmak zorundadır. “Psikoseksüel Eğitim + Bilişsel + Davranışçı + Hipnoz Teknikleri” ni içeren bir vajinismus tedavi yönteminin başarı oranları çok daha yüksektir.

Tedavisini olup da deneyimi yaşadığında, üzerinde yıllarca taşıdığı baskı, eziklik, üzüntü bir anda kalkar. Mutluluğu ve hazzı deneyimler. Bu kadar kolay mıymış diye sevinç gözyaşları içinde kelimeler dökülür…

Geçip giden yıllarının anlamsızlığını fark eder.

Eşini yeniden kazanmanın mutluluğunu yüreğinin derinliklerinde hisseder.

Kadın olduğunu, anaç olduğunu, haz alıp haz verebileceğini deneyimlemiştir.

Vajinismus Kegel Egzersizleri

VAJİNİSMUS TEDAVİSİNDE KEGEL EGZERSİZLERİNİN YERİ VAR MI?

 Kegel egzersizleri vajinismus tedavisinde yurt dışında ve ülkemizde sıkça kullanılan bir egzersizdir. Vajinismusta vajen alt 1/3 kısmının kasıldığını varsayarak o bölgeye dönük pelvik alt taban kaslarının (Pubococcygeus (PC – Aşk Kasları)) çalıştırılmasını öngörür. Bu çalıştırma ile pelvik taban kaslarında kontrol sağlanması ve penisin girebilirliğini sağlamak amaçlanır. Hastanın gün içinde oturduğu yerde yapabildiği kadar yapması ya da belli sayılar dahilinde günde 3 – 4 defa yapması istenir.

Çalışmanın kısaca özeti şöyledir: İdrarınızı yaparken kesip bırakma hareketinin, idrar haricinde yapılmasını içerir. Bazı kadınlar idrar esnasında bunu yaparak yanlış uygularlar.

Aslında bu egzersizin üç amacı vardır:

1- Yurt dışında gözlenen ilk gece korkularından kaynaklanmayan ve pelvik taban kaslarının sorumlu olduğu, sonradan gelişen vajinismuslarda,

2- Belli bir yaşın üzerinde idrar tutma problemi yaşayarak idrar kaçıran kadınlarda,

3- Penis vajen deneyimleri gerçekleştikten sonra kadının bu kaslarını kullanmayı öğrenmesi ile birlikte hem kendine hem de eşine haz vermesini sağlamak için kullanılabilir.

Kendi çalışma, gözlem ve deneyimlerim göstermiştir ki; Türkiye’de gözlenen vajinismuslarda Kegel egzersizlerinin yeri yoktur. Maalesef terapistlerce halen yoğun olarak kullanılmaktadır.

Bu ödevler, hastanın yeri geldiğinde tedaviden kopmasına neden olmaktadır. Çünkü hasta şöyle düşünür; “ Verdiğin ödevleri eksiksiz yapıyorum doktorum, hatta oturduğum yerden Kegel Egzersizlerini fazla fazla yaptım ama ilişki yaşayamıyorum.”

Dolayısıyla tedavide sorunun nereden kaynaklandığını görüp, doğrudan soruna dönük çalışmak daha etkin gözükmektedir. Kegel egzersizi, tedaviden sonra ilişkinin konfor ve hazzını arttırmak için önerilebilir, bunda bir sakınca yoktur.

Türkiye’de Vajinismus Vakaları Hızla Artmaktadır!

Vajinismus Nedir?

Cinsel ilişki sırasında kadının; korku, kaygı, panik hali ile birlikte eşini eli ile itme, kaçınma, kasılma ve ağlama nöbetlerinden biri veya birden fazlası ile gerçekleşen bilinçdışı ilişkiden kaçınma duygu ve davranışıdır.

Vajinismus En Sık Kimlerde görülür?

  1. Korkularla büyütülenlerde
  2. Cinselliğin tabu olarak algılandığı durumlarda
  3. Çocuklara taciz ve tecavüzlerin sık olduğu toplumlarda
  4. Baskıcı bir rejimle yönetilen ailelerde, topluluklarda ve muhafazakar ülkelerde vajinismus daha sık görülmektedir.

 

Türkiye de Vajinismus Vakaları Hızla Artmaktadır!

Vajinismus tedavisinde uygun olmayan yaklaşımlar ve eklektik olmayan tedavi yaklaşımları nedeniyle terapiste giden vajinismus hastalarının bir kısmı sonuca ulaşamadığından dolayı her yıl vajinismus hasta grubuna bir veya birden fazla yere gidip iyileşemeyen hasta popülasyonu da eklenmektedir.

Ayrıca ülkenin hızla muhafazakarlaşan yapısı, çocuk istismarlarının, kadına taciz ve şiddetin giderek artması da kadınların bilinçdışında cinselliğe karşı istem dışı bir tepki ve koruyuculuk kalkanı oluşturmaktadır.

“Vajinismus Tedavisinde Hipnoz” kitabının yazarı Dr. Murat Ulusoy; yoğun ve baskılayıcı duygular, cinsel şiddet ve travmalara hem maruz kalarak hem de duyarak büyüyen neslin farkına varmadan kendi zihinlerine “Vajinismus Hastalığının” duygu/davranış tepkilerini ektiklerini de ifade etmektedir.

Her kadın doğuştan anaç ve ilişki yaşayabilecek organ ve zihinsel seviyeye sahiptir. Ancak kız çocuğunun büyüme ve gelişme evrelerinde çevrenin olumsuz dokusu da hastalığın tıpkı bir örümceğin ağ örmesi gibi zihni esir alarak ve kadının doğuştan getirdiği yaşanabilir cinsellik kavramını engellemektedir.

Vajinismus Tedavisinde Ne Yapılır?

  1. Korku, kaygı, panik hali, travmalar, olumsuz hikayeler, koruyucu düşünceler ve kasılmalar hipnoz teknikleri ile kaldırılır.
  2. Vajene bir şeyin girebilirliği, çapın artabilirliği kısa süreli çalışmalar ile sağlanır.
  3. Cinselliğe ve cinsel organlara ait yeniden ve doğru bilgilendirme yapılır. Eklektik olarak tanımladığım bu sistemde toplamda üç saatlik bir çalışma ile sabah alınan hastanın akşama doğru ilişki yaşayabilir hale gelmesi mümkündür.

Vajinismus tedavisi birçok kadının zihninde büyüttüğü kadar sıkıntılı bir tedavi değildir. Hipnoz teknikleri ile bedensel gevşeme ve kendine güven de sağlandığı için tedavi süreci hem kısalmakta hem de kolaylaşmaktadır.

Vajinismus olduğunu öğrenen kadın ne yapmalı?

İLK GECE KÂBUSUNUZ VAJİNİSMUS OLMASIN!

İlk gece korkusu (Gerdek gecesi), çocukluğundan itibaren tüm kızların zihinlerini hayali yapılarla dolduran bir korku türüdür. İlk gecenin çok zor olacağı, çok acı çekeceği, çok kanayacağı, ilişkiden sonra yürüyemeyeceği, oturamayacağı, penisin vajen içinde sıkışıp kalacağı, süpürge sapı gibi bir şeyin oraya gireceği, gözlerin göz bebeklerinden fırlayacağı gibi kulaktan duyma hikayeler ile oluşan korku türüdür.

Bu korku sürekli çevreden alınan bilgilerle körüklenir. İlk geceye gelindiğinde de zihin kendi öznel dünyasını yaratma eğiliminde olduğu için bu sanal korkuyu gerçek gibi algılar. Tam ilişki yaşanacağı anda zihin beden üzerinde panik belirtileri oluşturur; kalp çarpıntısı, nefeste düzensizlik, kasılma, kaçınma, eşini eli itme vb. Bu belirtiler öylesine yüksek seviyededir ki adeta kadın o anda başka bir hâldedir. Farklı bir durumu yaşantılamaktadır.

Korkunun kaynağı gerçek bir durum olsa buna dönük bir tedavi ile sorun çözülebilir. Örneğin zar problemi ve buna bağlı acı. Ancak korkunun kaynağı sanal bir sürecin sonunda zihnin kendine ait bir öznel dünya yaratıp bunu gerçekmiş gibi algılaması olduğu için zar operasyonu yapılması ya da uyuşturucu, alkol ile ilişkinin denenmesi de sorunu çözmemektedir.

İyi bir vajinismus tedavisinde; eğitim ve vajene ait kontrol çalışmalarının yanı sıra asıl olarak zihin üzerindeki korkunun hipnoz ile kaldırılıp, gevşemenin sağlanmasının gerekli olduğudur. Bu üçlüye riayet eden tedavide başarı oranı oldukça yüksektir.

 VAJİNİSMUS OLDUĞUNU ÖĞRENEN KADIN NE YAPMALI?

Vajinismus kadını zaman kaybetmeden tedaviye başlamalıdır. Herhangi bir sebepten ötürü öteleme yaparsa yıllar su gibi akıp gitmekte, denenen ve başarılamayan her ilişki vajinismusu adeta daha derinlere taşımaktadır.

Vajinusmus olduğunu öğrenen kadının yaşadığı üzüntüyü bir kenara bırakıp, eşine de durumun bir hastalık olduğunu anlatması gerekir. Erkeğin bu noktada “Hayır bu bir hastalık değil ve sen istersen yaparsın” ya da “Zamana bırakalım yaparız” demesi çözümsüzlüğü de beraberinde getirir. Nasıl ki diğer zihinsel ve ruhsal hastalıklarda hekim yardımı alınıyorsa, vajinismus da aynı kategoride değerlendirilmelidir.

Bir önemli nokta da erkeğin güvensizlik yaratacak, zorlayacak deneyimlerden uzak durması gereğidir.