Blog Yazıları

Vajinismus Tedavi Yöntemleri ve Hipnoz

Man and woman holding hands

Vajinismus Tedavi Yöntemleri ve Dr. Ulusoy Teknik II

Vajinismus tedavi yöntemleri den biri Bilişsel ve Davranışçı Terapilerdir. Psikoeğitim verilir, ev ödevleri verilir ve haftalık görüşmelerle tedavi sürdürülür. 12 hafta süren bir tedavi protokolüdür. Tedavi sürecinin başarısı hastanın ödevleri yapıp yapamamasına, ödevlerden sonra ilişkiye geçecek modeli öğrenip öğrenememesine bağlıdır.

 

Vajinusmus tedavisinde doğrudan Davranışçı Terapileri içeren yöntemde; fallus, dilatör ve /veya parmak çalışmalarının doğrudan muayenehanede yaptırıldığı, psikoeğitimin ve zihinsel süreçlerin çoğunlukla göz ardı edildiği veya daha az yer verildiği yöntemdir. Bu yöntemde başarı, hastaların kasılmalarının kaldırılıp kaldırılamamasına, öğrenim ve modelleme sürecinin gerçekleşip gerçekleşmemesine bağlıdır.

 

Vajinismus hastalığı tedavisinde önemli olan; zihnin beden üzerinde oluşturduğu kasılmaların kaldırılması, vajene bir şeyin girebilir, çapının artabilir olduğunun ve zara ait bir sorunun olup olmadığının tespitini esas alırken, ilişkiye ait bir modelin öğretilmesinin sağlanmasını içermelidir.

 

Hipnozla Vajinismus Tedavisi

Vainismusta hipnoz esas alan; Dr. Ulusoy Teknik II, Üç Aşama ve Üç saatlik bir çalışma ile aynı gün içinde ilişki yaşamayı sağlatan, kongre sunumları yapılmış ve kitabı yayınlanmış bir tedavidir. Bu tedavide; “Sorun Odaklı yaklaşım + Psikoeğitim/Ayna Nöron Aktivasyon uygulamalı + Hipnozla soruna dönük ve kasılmaların kaldırılıp zihin beden gevşemesinin sağlandığı ve İlişki modeline ait hazırlık + Geri bildirimli, Farkındalık/Mindfulness ve Dirençlerin kaldırılmasına ait Holotropik Nefes içeren davranışçı tedavinin uygulanarak ilişkiye ait modelin öğretildiği” süreci kapsayan eklektik, entegratif ve basamaklı bir süreci kapsar.

Vajinismus Hastalığı Nedir, Belirtileri Nelerdir ve Nasıl Tedavi edilir?

 

hipnozla-vajinismus-tedavisi

Vajinismus hastalığı nedir?

Vajinismus hastalığı nedir sorusuna en iyi cevap; ilişki anında korku, kaygı, kaçınma ve panik belirtileri gösteren hastanın ilişkiye izin vermemesidir. Oluşturulan tepki hafiften şiddetliye kadar geniş bir yelpazede olur. İçeriye bir şey girmesini hasta şöyle tarif edebilir; “Gözbebeklerinize parmakla dokunmaya çalıştığınızda hissedebileceğiniz bir duygu”… Vajinismus hastasının bu tanımı oldukça manidar ve sürecin sözcüklere dökülmüş halidir. Vajinismusta genellikle fiziksel bir sorun bulunmaz.

 

Vajinismus Belirtileri Nelerdir?

Vajinismus belirtileri nelerdir sorusuna şöyle cevap verebilirim; nefes almada düzensizlik, kalp çarpıntısı, bedensel kaçınma, eşini eli ile itme, kalçayı kaldırma, bacakları veya kalçayı kasma ve olduğu yerde sıkma, genital bölgeye dokunmada huzursuzluk, içeriye bir şey yönlendirme de tedirginlik (içeriye rahat bir şey yönlendirebilen hastalar da olabilir istisna olarak), İçeriye bir şey yönlendirebilen ya da penisin az bir kısmını alan vajinismus hastalarında vajen ve karın içindeki baskıya, gerilime tepki verme.

 

Vajinismus Nasıl Tedavi Edilir?

Vajinismus nasıl tedavi edilir kısmı önemlidir. Çünkü eklektik, entegratif ve zihinde öğrenmeye dönük/nöroplastisite oluşturmayı sağlayamayan tedaviler eksik kalacaktır. Bunun birçok örneğini gelen hastalarda gözlemekteyim. Bir veya birden fazla yere gidip iyileşemeyen hastalar günümüzde daha çok bana ulaşmaktadır. Gittikleri tedavileri irdelediğimizde ya sadece davranışçı (aparat veya parmak), ya da bilişsel çarpıtmaları düzenleyici ve davranışçı yaklaşımlar uygulandığını görüyorum. Bu yöntem bir bölüm hastayı tedavi ederken azımsanmayacak bir bölümün de tedavisinde başarısızlığı oluşturmaktadır. “Dr. Ulusoy Teknik 2” olarak tanımladığım ve kongrede de sunduğum tedavi protokolünde “Sorun Odaklı + Psikoeğitim/Ayna Nöron Aktivasyonlu + Hipnozla soruna dönük ve kasılmaların kaldırılıp zihin beden gevşemesinin sağlandığı + Geri bildirimli davranışçı tedavi” uyguladığımızda daha önceki tedavilerinde başarısız olan hastaların da süreci başarı ile tamamladıklarını görmekteyim.

Hipnozla Vajinismus Tedavisi Nasıl Olur

vajinusmus

Hipnozla vajinismus/vajinusmus/vaginismus tedavisi ile klasik tedaviler arasındaki farkları görelim;

 

KLASİK TEDAVİ İLE DR. ULUSOY TEKNİĞİ KIYASLAMA

Klasik davranışçı tedaviler ortalama 12 hafta sürer. Haftalık görüşmeler şeklinde yapılır.

1- İlk haftalarda bedenlerin tanınması

2- İlişkinin yasaklanması

3- Romantizm odaklı yaklaşımlar

4- Bir parmak bir boğumdan başlayarak iki parmak üç boğuma kadar hafta hafta çalışma

5- Aynı çalışmanın erkek tarafından yapılması

6- Penis aşamasına geçiş

Klasik tedavinin uzun olması ve yoğun çalışmalar gerektirmesi nedeni ile tedavi sırasında başarısızlık oranı da yükselir.

1- Bir kısım vaka parmak egzersizlerini yapamaz.

2- Bir kısım vaka uzun tedaviyi sürdüremez.

3- Bir kısım vaka da parmak egzersizlerini tamamladıktan sonra zihin hazır olmadığı için yani sadece mekanik çalışıldığı için penis vajen birlikteliğini gerçekleştiremez.

 

Dr. Ulusoy Teknik 2, ise;

1- Yoğun parmak egzersizi içermez, çok kısa süreli ve yetki devri için çalışma kullanır.

2- Cinselliği yasaklamaz.

3- Sorun ve duygu odaklı çalışarak bireye özgü çözümler uygular.

4- Bilişsel, davranışçı yaklaşım ve vajinismusa özgü geliştirilmiş hipnoz teknikleri ile önce zihni hazırlar sonra üç aşamalı vajene dönük özel çalışmayı kısa sürede yapılabilir hale getirir.

5- Bu çoğu zaman sabah aldığımız hastanın akşama ulaştığımızda penise hazır hale gelmesi demektir.

Uzun sürmemesi, kolay bir çalışma içermesi, öğrenilerek geçilmesi nedeni ile birçok yere gidip başaramayan vakalarda da etkindir. Öğrenmeye dönük bir tedavidir, kısa sürede öğrenmenin arkasında hipnozun etkinliği yüksektir.

Ayrıca “geri bildirimli” ve “holotropik nefesli” çalışma zihnin dirençlerinin hızlı bir şekilde çözülmesine neden olur.

 

Vajinismusu Kendim Yendim

Vajinismus-kendim-yendim

Vajinismusu kendi kendine yenenler, vajinismusu evde yenenler, vajinismusu kendim yendim, vajinismusu kendim nasıl yenebilirim; 

 

Aşağıdaki yazı, vajinismusta klasik tedaviye gidip, uygulamaları evde yaparak vajinismusu yenen bir danışana aittir.  Kendi yazısını klasik tedaviye gidenlere veya evde uygulama yapacak olanlara bir şablon olması amacıyla paylaşıyorum. Paylaştığım bu bilgi tedavi bilgisi değildir. Bilgilendirme amacıyla aktarılmıştır. Klasik tedavide yer alan kegel egzersizleri de danışan tarafından yazılmıştır. Oysa Kendi tedavimde kegel egzersizlerine gerek yoktur. Çünkü Türk kadınında vajen serbesttir. Klasik tedaviler 8 ile 12 hafta süren haftalık görüşmelerle giden terapilerdir. “Dr. Ulusoy Teknik 2” ise, “Üç Aşama ve Üç Saat” içinde sabah alınan hastanın akşama deneyim yaşamasını sağlayan bir tekniktir.

VAJİNİSMUS GÜNLÜĞÜM / VAJİNİSMUSU YENDİM 

Ben bu sorunu 7 yıl yaşadım. Bana yaşattıkları ve benden aldıklarıyla birlikte o hep hayatımın merkezi oldu. Bu sorunu yaşayanlar ne demek istediğimi çok iyi anlayacaktır. Böyle bir durumda insanı en çok üzen şey yalnız kalmaktır. Kendini hiç olmadığı kadar yalnız hisseder insan… Kimsenin yaşamadığı bir şeyi yaşıyorum diye geçti benim de ilk zamanlarım. Kimsede olmayan bir hastalıktı bu ve beni bulmuştu. Kabus gibiydi her şey… önceleri inanamadım bunu yaşadığıma, sonra yaşamaktan soğudum… 22 yaşındaydım… Kocaman bir şehirde yapayalnızdım… Eşim o zamanlar çok yoğun çalışıyordu, yine de benim mutlu olmam için çırpınıyordu.

Vajinismus adını ilk kez 1,5 yıllık evliyken duymuştuk. Artık bunu dünyada yaşayan tek kişi olmadığımı öğrenmiştim. Ondan sonra ikimiz de bu konuyu öğrenmeye çalıştık. Ama gerek maddi sorunlar gerek doğru hekimi bulamayışımız bizim için yılların geçip gitmesine neden oldu. Yıllar geçerken benden de çok şey götürdü, eşime âşıktım ama cinsellikten nefret etmeye başlamıştım. Hiçbir şekilde eşimle cinsellik yaşamak istemiyordum, bundan tiksiniyordum… Kadın olmaktan nefret eder haldeydim. Cinsellik hariç eşimle son derece mutluyduk… Birbirimize deli gibi âşıktık, hâlâ da öyleyiz…

Sonra tedavi olmak ve iyi bir hekim bulmak için daha büyük bir şehre taşındık ve psikiyatriste gitmeye başladık. Aldığım her terapiden sonra kendimi daha rahat hissetmeye başladım… Kendimle büyük bir mücadeleye girmiştim, düşüncelerimi değiştirmeye çalışıyordum. Sürekli okudum… Araştırdım… Dua ettim… Anladım ki ben organımı hiç tanımıyorum, onu yıllarca yok saymışım, reddetmişim… O zamandan bu zamana kadar kendimle çok mücadele ettim, insan birdenbire değişemiyor, kötü düşüncelerin yerine iyiler kolay yerleşmiyor.

Ama isteyince… Çabalayınca… Koskoca dağlar küçücük tepelere dönüşüyor…

Gün içinde belli saatlerde sürekli kendime olumlu telkinler veriyordum, bunu yalnız kaldığım anlarda yapıyordum. Olumlu hayaller kurmaya, olumsuzlardan arınmaya çalışıyordum… Böylece günler geçti… Terapilere başlayalı 6 ay olmuştu… Artık cinsellikten nefret etmiyordum… Aşamadığım bir şey kalmıştı o da penis korkusu… Tıkanmıştım… Deneme aşamasına bile geçemiyordum, o kadar korkuyordum yani… Umudumu kaybetmişken siteyi ve grubu tanıdım… Ve Murat Bey’i tanıyınca kararımı verdim, ona gidecektim… Psikiyatriste gitmeyi bıraktım. Grupta kendimi daha iyi hissediyordum, başaran arkadaşların destekleri beni çok mutlu ediyordu. Vazgeçmiyordum… Ve en önemlisi kendimi yalnız hissetmiyordum… Parmak egzersizi yapmaya başladım, 8 gün gibi kısa zamanda egzersizleri başardım. İnsan parmak egzersizinde şunu anlıyor; “Benim vajinam düşündüğüm gibi kapalı bir yer değil! Anlıyorum ki vajen çok esnek bir organ ve ben oraya hükmedebiliyorum!”

Parmakta çok rahat olduğumda penis aşamasına geçtik… Bir gece penisi kendi kontrolümde yavaşça içime aldım… Bir anda oldu her şey… Acı yoktu! O anda duyduğum mutluluk anlatılmaz! Eşimin gözlerine baktım… Biz birbirimizi sevmekten hiç vazgeçmedik… Hayatı paylaşmaya devam ettik bize getirdikleriyle… Sonraki gece denediğimizde ilk kez kasıldım… Bütün eski düşünceler kafama üşüştü sanki. Birden içime kapandım. Anlamsız bir korku girdabına tutulmuş gibiydim.

“BAŞARMIŞTIM AMA BEDENİMİN İNANDIĞI ŞEYE BEYNİM HALA İNANMIYORDU!”

Ya pes diyecektim ya devam… Murat Bey’den ve grubumuzdan aldığım destekle devam ettim… Sonraki denememizde ve ondan sonrakilerde de her şey yoluna girdi… Anladım ki beynin yapamayacağı hiçbir şey yok!

Bir yerde okumuştum, “Şimdi öğrendiğinizin size ait olması onu şimdi yaşamanıza bağlıdır.” Önümüze engeller çıkabilir ama çözümsüzlük yerine çözüm üretebilmeli insan. Herkesin vajinismusu yenme süresi farklı olabilir, herkesin tepkileri farklı farklıdır. Egzersizleri yaparken mevcut programdan kopmadan herkesin kendi programını oluşturmasından yanayım.

Herkes içindeki sesi dinleyerek var olan programı uygulamaya çalışarak, kendi başarı yolunu çizmeli… Mucize beklemeyin! Mucize sizsiniz…

Olumsuz düşüncelerinizi değiştirin…

Ertelemeyin…

Vazgeçmeyin…

Harekete geçin…

Karar verin…

Ve… Hayal kurun…

Benim hikayem böyle. Bundan sonraki amacım sizlere yardım etmek. Neler yaşadığınızı biliyorum ve en önemlisi anlayabiliyorum… Korkmayın ve yardım almaktan çekinmeyin… Artık yalnız değiliz…

VAJİNİSMUS EGZERSİZLERİ

Bu egzersizleri yapacaklara tavsiyem, kendilerini buna hazırlamaları… Rahat bir ortamda sakince kendilerini bu programa bırakmaları. Kendileri için bir şey yaptıklarının bilincine varırlarsa bu onlar için zamanla eğlenceli bir eyleme dönüşebilir. Bunu istediğiniz için yapıyorsunuz unutmayın… Zorlandığınız yerler de olabilir, bu çok normal… Kimse sizden emeklemeden koşmanızı beklemiyor zaten… Rahat olun…

1- İlk aşama ayna yardımıyla vajeni tanıma ve ona dokunma:

Bunu istediğiniz kadar yapabilir, dokunarak tanımanızı arttırabilirsiniz. Bu aşamada vajen anatominizi tanımanızı sağlayacak kitaplar okumanızı öneririm. Bedeninizi tanıdıkça kafanızdaki yanlış düşüncelerden arınmanız kolaylaşacaktır. Araştırın. Öğrendikçe ütopyalardan kurtulduğunuzu göreceksiniz.

2- Dokunma aşaması:

Giyinik dokunma (Cinsel bölgeler hariç)

Soyunuk dokunma (Cinsel bölgeler hariç)

Soyunuk dokunma (Cinsel bölgeler dahil)

Soyunuk dokunma (Özellikle cinsel bölgeler)

Öncelikle eşinizle giyinik şekilde, ayakta, sırayla, birbirinizin vücuduna masaj yapar şekilde dokunuyorsunuz. Bütün vücuda sıvazlar ve haz verir tarzda anlatmaya çalıştığım şey, bundaki amaç birbirinize karşı hassasiyetinizi arttırmak ve tensel temastan daha çok zevk almanızı sağlamak. Sonraki aşamalarda oturarak veya uzanarak yapabilirsiniz. Her birini 4-5 dk. yapmalısınız.

3- Masaj aşaması:

Sırayla birbirinizin ön ve arka bedenine bebek yağıyla yapacaksınız. Elinizle hafif daireler çizerek, hafif bası uygulayarak, hoşlandığınız bölgede masajı yoğunlaştırarak yapılan bir uygulama. Burada vücudunuzu tamamen rahat bırakmayı öğreneceksiniz. Hoşlandığınız yerlerde eşinizi yönlendireceksiniz. Sonra eşiniz elini vajenin üstüne koyarak 15 dk. bekletecek. Tamamen sizin kontrolünüzde, orayı yabancı bir varlığa alıştırmış olacaksınız. Bu aşamada cinsel birleşme önerilmediğinden kadın kendini rahatça olayın akışına bırakacaktır.

Bu aşamaları mümkün olduğunca çok yapmalısınız, böylece eğer varsa cinsel soğukluğun tedavisini de yapmış olacaksınız.

4- Parmak egzersizleri (Bilmeyenler için kısaca anlatmak istiyorum)

Parmak egzersizinde amaç şu: Oraya bir şeyin girebildiğini anlamak ve giriş çıkış yaparak oradaki kasları eğitmek, alıştırmak… Böylece kaslarımızın kontrolünü elimize alıyoruz ve oradaki refleksi sistemli bir şekilde değiştiriyoruz. Kişi parmağını vajinasına soktuğunda anlıyor ki vajen onun düşündüğü gibi kapalı bir yer değil! Bu düşünce onun diğer basamakları daha kolay aşmasına sebep oluyor. Önce rahat olduğunuz herhangi bir parmağın ilk boğumuna kadar olan kısmını içimize alıyoruz… Kayganlaştırıcı olarak su bazlı jeller kullanılabilir.

1 parmak 1 boğum:

Bu aşamada tamamen rahat oluncaya kadar çalışıyoruz. Gerçekten rahat olmadan bir sonraki aşamaya geçmek yok… Bu birkaç günde sürebilir, bir haftada, on günde… Kendinizi iyi anlamalısınız… Kasılma olunca bekliyorsunuz, geçince parmağınızı çıkarıp devam ediyorsunuz.

Eğer hiç kasılma yoksa beklemenize gerek yok… Tekrar tekrar deniyorsunuz.

1 parmak 2 boğum:

Bunda da aynı şekilde kasılma olursa bekle, kasılma yoksa çıkar, devam et. Tamamen rahat olduğunuzda diğer aşamaya geçmelisiniz…

1 parmak 3 boğum:

Bu aşamada aynı… Kasılıyorsan bekle, yoksa çıkar ve devam et… Püf noktasını anladınız zaten, gerçekten rahat oluncaya kadar yapıyoruz. Kendimizi zorlamanın bir anlamı yok, önemli olan kaslarımızı eğitmemiz. Gerçekten rahat olmadan 2 parmak 1 boğuma geçmeyin.

2 parmak 1 boğum:

İşaret ve orta parmağımızı aynı anda ama sadece bir boğum almaya çalışıyoruz. Bu aşama diğerlerinden biraz daha zor gelebilir ama sakın panik yapmayın!

Amaç oradaki kasları eğitmek olduğundan acele etmemize gerek yok. İlk denememizde olmadı mı? Yılmadan bir kez daha deniyoruz… İki parmağı aynı anda sokmalıyız. Bu aşamada da diğer aşamalardaki kural geçerli, tamamen rahat hissetmeden bir sonraki aşamaya geçmemek. Kasılınca bekliyoruz, geçince devam ediyoruz… Sürekli tekrar yapıyoruz… Ta ki çoook rahat oluncaya kadar.

2 parmak 2 boğum:

Aynı şekilde olacak, kural basit kasılınca bekle, geçince çıkar ve tekrar yapmaya devam et.

2 parmak 3 boğum:

Bu da aynı… Bu aşamayı da aynı mantıkla yapacaksınız… Artık oradaki kaslarınızı eğittiniz ve sonuca çok yakınsınız.

Sırada eşinizin parmağı var… Yukarıdaki aşamaları tek tek onunla da yapacaksınız… Kendi parmağınızda gerçekten çok rahat olduğunuzda bunu yaparsanız zor gelmeyecektir…

Ama yine de bazı insanlara eşinin parmağı zor gelebilir… O zaman siz 2 parmakta çok rahat olduğunuzda penis aşamasına geçebilirsiniz. Penisi de parmağınız gibi düşünerek önce baş kısmı sonra yarısı sonra da tamamı olacak şekilde alacaksınız… Aşama aşama yani…

Parmak alıştırmaları sanıldığı kadar zor değil, bunu yapmaya başladığınızda siz de göreceksiniz. Bir kere başladınız mı arkası kendiliğinden gelecektir…

Önemli olan karar vermeniz…

 

Kegel Egzersizi:

Pelvik bölgesinde yani kemik çatısının altında, vajina girişinin etrafındaki kaslar var, bunlara pelvik kasları deniyor. İdrar yaparken kadın tarafından çalıştırılan kaslar bunlar… Bu kaslar idrar tutmaya, cinsel birleşmeye, orgazma ve doğuma yardımcı olan kaslar aynı zamanda…

İdrarınızı yaparken yarıda kestiğinizde hangi kasları kullandığınıza dikkat edin…

Ya da vajinanızın içine parmağınızı koyup sıkın… Çalıştıracağımız kaslar bunlar

  • Egzersiz sırasında pelvik taban kaslarınızı 10 saniye süreyle kasın. Ve 10 saniye ara verin… Arka arkaya 5-10 defa yapın. Egzersiz sırasında normal nefes almaya devam edin yalnızca pelvik kaslarınızın çalıştığından emin olun…

 

  • Sırtüstü yatarak dizlerimizi büküp hafifçe birbirinden ayırıyoruz. Vajina kaslarımıza konsantre olarak Pelvik kaslarımızı yavaş yavaş yukarı karnımıza doğru çekiyoruz. Böylece vajen ağzı hafif yukarı dönmüş oluyor, ilişkiye daha hazır hale geliyor. İlk zamanlar zorlanabilirsiniz ama denedikçe anlayacaksınız nasıl yapmanız gerektiğinizi… Bu sırada karnımızı ya da kalça kaslarını sıkmadığımıza dikkat ediyoruz.10 kadar sayıp, gevşiyoruz. Birkaç kez tekrar ediyoruz. Her gün yapmanızı öneririm. Özellikle kasılma sorununu yoğun yaşayanların çok faydalanabileceği egzersizler bunlar. Böylece kaslarınıza hakim olmayı öğreniyorsunuz…

SEVGİLERİMLE…

Rumuz – DENİZ

Vajinismusu yenenler, vajinismusu yenmek için soru ve cevaplar

Sadness

VAJİNİSMUS YENMEK İÇİN SORU VE CEVAPLAR

 

Soru: Hipnoz sırasında ilk ilişki gerçekleştikten sonraki cinsel birleşme ne denli başarılı olur? Çünkü vajinismus psikolojik bir hastalık ve sadece ilk cinsel birleşme hipnozla gerçekleşiyor diye düşünüyorum…

Cevap: Sizin düşündüğünüz gibi vajinismus psikolojik bir defolu öğrenme ürünüdür. Bilinçaltındaki sorunu çözdükten sonra ilk deneyimi yaşantılıyorsunuz. Bu ilk deneyim sizin sorunuzdan anladığım kadarı ile zaten hipnoz altında olmuyor. Hipnoz altında sadece yanlış bilgilenmeniz, (bilerek ya da bilmeyerek) hipnotik telkinlerle düzeltilmiş oluyor. Yani ilk deneyimi yaşadığınızda da bilinciniz açık ve her şeyin farkında oluyorsunuz. Sonra mı? Araba sürmeyi öğrendiğinizde ve daha sonraki her araba kullanmak istediğiniz anda tekrar sürüş eğitimi almadığınız gibi, bilinçaltı yeni öğretilerle programlandığı için sonraki cinsel deneyimlerinizde rahatlıkla gerçekleşiyor.

 

Soru: Sayın ilgili, vajinismus benim evlendiğim zaman yaşadığım ciddi bir sorundu. 10 ay eşimle birlikte olamadım, artık boşanma durumuna gelmiştik ki bu konuda bir doktora gittim. Kendisi cinsel ilişkiye girmeden önce kullanmam için iki hap, bir uyuşturucu sprey ve bir krem verdi. Bunun sayesinde biz birlikte olduk. Ama ne yazık ki ben 2,5 senelik evliyim ve hala inanılmaz acı çekiyorum. Hala kendimi kastığım için eşimin penisi girerken acıdan ölüyorum, azar azar içeri sokmaya çalışıyor, tabii ne onun konsantrasyonu kalıyor ne de ben acıdan başka bir şey hissediyorum. Eşim gelip de beraber olalım diyecek diye ödüm kopuyor, bu durum eşimi de çok mutsuz ediyor. Öğrenmek istediğim bu hipnoz ile benim acı hissetmemem ya da başkaları gibi bunu eziyet değil de zevk alınan bir şey olarak görmem mümkün mü? Bu konuda bana yardımcı olabilir misiniz? İlginize şimdiden teşekkür ederim.

Cevap: Her zaman belirttiğimiz gibi vajinismusta olay bilinçaltından kaynak alır. İlaç vererek, uyuşturarak ancak o ana ait bir birleşme belki sağlanabilir. Bilinçaltının sorununu ise değiştirilmiş bilinç hali olan hipnoz durumunda çözüme ulaştırabiliriz. Cinsellik insanın içgüdüsel bir doğası olduğundan, hipnoterapi ile cinsel birleşmeyi sağladığımız gibi cinsel istek ve hazzı alarak sorunsuz doyuma ulaşan birliktelikler yaşama şansınız artar. Aynı zamanda terapiden sonra zihninizi, bilinçaltınızı kullanmayı yani kendinizi, kasılmalarınızı kontrol etmeyi öğrenirsiniz.

 

Soru: 5 yıllık evliyim, 6 yıldır eşimle beraberim ama hala eşimle cinsel birleşme yaşayamadım… İnternetten okuduğum yazılardan vajinismus olduğumu düşünüyordum ama evliliğimin 3. yılında başka biriyle ve kendi isteğimle cinsel birliktelik yaşadım ve bir sene sürdü. Fakat hala eşime karşı cinsel isteksizliğim sürüyor, sizce hipnoz tedavisi ile problemim çözülebilir mi?

Cevap: Hikayenizden de anlaşılacağı gibi vajinismusunuzun arka planında yine bilinçaltı faktörü ortaya çıkıyor. Eşinizle birliktelik yaşayamazken bir başkası ile doyuma ulaşıyorsunuz. Bilerek ya da bilmeyerek (Eşik altı öğrenim) eşinize karşı bir isteksizlik oluşturmuşsunuz. Tabii ki istediğiniz takdirde hipnoterapi ile çözüme ulaşmak mümkün. Sorunu araştırıp, olumlu telkinler ile sizi desteklemek çözüm olacaktır.

 

Soru: Bakireyim ve uzun zamandır bu durumu değiştirmek için bir girişimim olmadı, ancak geçmiş deneyimlerimde vajinismus yaşadığımı düşünüyorum. Bu sorunu çözmeden hayatıma bir insanın girmesini istemiyorum, ama bir erkekle birlikte olmadan bu sorunu nasıl çözeceğimi de bilmiyorum. Kabullenebileceğim bir öneriye şiddetle ihtiyaç duyuyorum.

Cevap: Daha önceki deneyimlerinizde muhtemelen korkularınız ve kasılmalarınız oldu. Korku ve kasılmalarınızı ortadan kaldıracak eğitim verebiliriz. Bu eğitim sonrası kendinizi daha rahat hissedersiniz. Büyük bir olasılıkla sorununuz çözülür. Ancak ileride ola ki bir birliktelik sırasında sıkıntı yaşadınız, o dönemde de kısa süreli bir terapi daha yaparak sorunu tamamen çözeriz.

 

Soru: Sitenizde bayağı gezindim ve daha önceki hastalarınızın hipnoterapiyle ilgili olumlu yorumlarını okudum. Ancak fark ettim ki yorumları yazanlar ilk deneyimlerinden başlayarak cinsel ilişki konusunda sıkıntı yaşayan kadınlar. Benim durumumda da bu terapi uygulanabilir mi, merak ediyorum. 35 yaşındayım. 3 yıl öncesine kadar cinsel bir derdim yoktu. Ama bir süre önce jinekoloğumdan hafif bir vajinismustan muzdarip olduğumu öğrendim. Eşimle gayet mutluyuz. Ne kavga ederiz, ne de sıkıcı bir hayatımız var. Nereden çıktı bu şimdi durup dururken? Benim durumumda da hipnoterapinin uygulanabileceğini düşünüyor musunuz?

           Cevap: İlginç bir durum. Önemli olan muayene sonucu değil. Eşinizle yaşadığınız ilişkinin kalitesi. Eğer eşinizle vajen-penis ilişkisine bağlı ilişkide sorun yaşamıyorsanız terapiye gerek yok. Az da olsa yaşıyorsanız hipnoterapi ile çözüm bulabiliriz. Ayrıca hipnoterapi ile ilişkiden alacağınız haz arttırılabilir…

 

Soru: Yaklaşık 1,5 yıl önce ileri derecede bir taciz olayına maruz kaldım. Şu anda çok iyi giden bir ilişkim var ama yaşadığım olayın etkisiyle eşimle birlikte olamıyorum çünkü yenmediğim korkularım var, cinsellikle ilgili bir şey duyduğum zaman bile titremeye başlıyorum, midem bulanıyor, kaslarım kasılıyor. Ben bu durumdan kurtulmak istiyorum, bana yardımcı olursanız sevinirim, iyi günler…

Cevap: Sorununuzu anlıyorum, şuuraltına yerleşen bu sıkıntınızı hipnoterapi ile çözüm bulmak ve aynı zamanda ilişkiyi mekanik olarak değil, haz alarak yaşamanıza ve kaliteli bir doruk noktasına ulaşmanızı sağlamak mümkün.

 

Soru: Merhaba Murat Bey. Sol kasığımda yaklaşık 5 aydır bir ağrı vardı ve takdir edersiniz ki doktora gidemiyordum. Buradaki uzman bir jinekoloğu arayarak durumu izah ettim. Bana randevu almamı ve gelmemi söyledi. Kendimi hazırlayarak gittim. Önce biraz konuştu ve bunun tedaviyle iyileşeceğini söyledi. Sonra karnımdan ultrasonla baktı ve sağ yumurtalığımda kist olduğunu söyledi. Daha sonra kızlık zarına bakalım mı diye sordu. Beni o kadar rahatlattı ve iyi davrandı ki, tamam dedim. O koltuğa yattım ve kızlık zarıma baktı. Bana kızlık zarımın sağ tarafının tamamen, sol tarafımın da kısmen yırtık olduğunu söyledi. Bana telkinlerde bulunarak elle muayene etmek istediğini ve istemiyorsam etmeyeceğini söyledi. Bir bakmak istediğini söyledi. Ben de bir yerden başlamak lazım diyerek kabul ettim. Bana ultrason aletini göstermeden hazırladı ve baktı. Tabii yine biraz kastım fakat o kadar iyi moral verdi ki başardım. Daha sonra oturup konuşmaya başladık. O kadar sevinçliydim ki, muayene olmuştum. Bu benim için imkansız bir şeydi. Fakat konuşurken birden gözlerim karardı, midem bulanmaya başladı. Geçicidir diyerek ses çıkarmadım. Fakat daha sonra bayıldım. Ayaklarım havada, kafam duvarda kolonyalanırken uyandım. Muayene sırasındaki gerginliğim daha sonra tansiyonumun düşmesiyle sonuçlandı. Doktor hanım üst katta psikiyatrist olduğunu, daha önce ona gönderdiği 4 hastasının iyileştiğini ve normal doğum yaptıklarını söyledi. İzin verirsem onu arayacağını, benim durumumu anlatacağını söyledi. Ayrıca bende fizyolojik bir sorun olmadığını, sorunumun tamamen psikolojik olduğunu söyledi. Biraz dinlendikten sonra üst kattaki doktora gittim ve tanıştım. Artık bundan kurtulmak istediğimi söyledim ve tedaviye başladım. Aslında burada tedavi olmak istemiyordum ama olaylar bu şekilde gelişti. Doktor bana bu tedaviye cevap vermezsem beni bir arkadaşına hipnozla tedaviye göndereceğini söyledi. İnşallah başarılı bir tedavi olur da kurtulurum. Bunları size bir an önce anlatmak istedim. Aslında size gelmek istiyordum. Ama önce bu doktoru bir deneyeyim dedim. Görüşlerinizi bekliyorum. Tekrar görüşmek üzere, iyi günler…

Cevap: Fiziki muayeneye izin vermenize rağmen takibinde korkudan kaynaklanan içsel bir gerilimin dışa vuruşunu yaşamışsınız. Normalde sorununuzun üstesinden gelmek için şuuraltına dönük zihinsel süreçler üzerine etkili bir terapi almanız tavsiye edilir. Ancak başlanılan terapilerin ne olursa olsun bırakılmaması da önerilir. Lütfen başladığınız psikiyatriste devam ediniz. Eğer sonuç alamayacak olursanız gideceğiniz hipnoterapistin size uygulayacağı yöntemleri sorunuz. Daha önce de sıkça yazdığım gibi vajinismusta hipnoterapist ve kullanılan teknikler önemlidir. Tek başına hipnoz enjektöre benzer, önemli olan enjektörün içine konacak, sizi iyileştirmesi beklenen ilaçtır. Sadece rahatlama, gevşeme ve korkuyu kaldırma telkinleri alırsanız terapi eksik kalabilir. Lütfen Yahoo grubumuzdaki önceki yazıları ve web sayfamızdaki bilgileri tekrar okuyarak gerekirse gideceğiniz hipnoterapistin size nasıl bir teknik kullanacağını öğrenin. Sorununuzun kısa zamanda gittiğiniz psikiyatristçe çözülmesi ve cinselliği haz alarak yaşamanız dileği ile…

 

Soru: Şu anda ilişki yaşayamıyorum. Ben 3,5 senelik evliyim ve uzun aralıklarla iki kez tam olarak olmasa da ilişkiye girdik sayılır. En son yaşadığımın üzerinden neredeyse 1 sene geçti. Son bir senedir hala bir gelişme yok. İlişkiye giremiyoruz. Eğer benim sorunum vajinismus ise o iki deneyimi yaşayabilir miydim? Benim sormak istediğim bu. Teşekkür ederim. Saygılarımla…

Cevap: Sorununuz vajinismus olarak değerlendirilebilir. Ama dalgalı bir vajinismus, zaman zaman gerçekleştirdiğiniz ilişkiye rağmen doğal olarak cinselliği yaşayamıyorsunuz. Muhtemelen korku ve kaygılardan oluşuyor ya da şuuraltında farklı bir mekanizma yer alıyor. Bu durumda hipnoterapi önerilir. Sorununuz vajinismus ama uzun aralarla ilişkiye az da olsa izin vermesi bunun vajinismus olmadığını ispat etmez…

 

Soru: Merhaba doktor bey! 6 yıldır evliyim, 8 aylık oğlum var. Eşimle ilişkiye girerken canım yanıyor. Zevkten ziyade işkence görüyor gibiyim. Rahat değilim, ilişki sırasında kendimi kasıyorum. Ben de bir nevi vajinusmus hastası mıyım? Hipnoz çare olabilir mi?

Cevap: Vajinal bir ilişkiyi deneyimleyebiliyorsunuz. Bu sizin vajinismus olmadığınızı gösterir. Ancak ilişki sırasında kendinizi kasmanız ve haz yerine sıkıntı duymanız hipnoterapik imgeleme ile düzeltilebilinir. İlişki sırasında haz ve doyuma ulaşırsınız. Sorununuz muhtemelen şuuraltına yerleşmiş cinsellikle ilgili korku ve tedirginliklerden kaynaklanmaktadır. Sizdeki durum yetersiz tedavi edilmiş, kasılmaların tam kaldırılmadığı vajinismus vakalarında da görülebilmektedir.

 

Soru: Ben 26 yaşında, 11 aylık evli bir bayanım. Eşimle 6 yıldır birlikteyiz fakat defalarca denememize rağmen ilişkiye giremedik. Önceleri vajinismus olduğunu düşünüyorduk. Çünkü tüm denemelerimizde kasılma ve şiddetli bir ağrı vardı. Olağan bir doktor kontrolünde kızlık zarımın esnek, kalın ve etli olduğunu öğrendik. Kızlık zarımın operasyonla yırtılması gerektiği söylendi. Maalesef bulunduğum yerdeki sağlık şartlarından dolayı henüz operasyon yaptıramadık. Son denemelerimizde kasılma olayı kalmadı, oldukça rahatım, tek problem duyduğum acı! İlişkiye girmekten korkmuyorum, sert cinsel tabularla yetiştirilmiş biri değilim. Ama sayfanızı okuyunca tekrar soru işaretleri oluştu kafamda. Size bir sorum olacak; sizce sorun vajinismus olabilir mi? Yoksa sorun kızlık zarım mı? Şimdiden çok teşekkürler 🙂

           Cevap: Genelde kadın doğumcuların vajisnismus ile ilgili ilk söyledikleri kızlık zarı ile ilgili sorunlardır ve ilk önerileri operasyondur. Oysa literatür bilgisine göre gerçekten ilişkiye izin vermeyen zar nadirdir. Sanki zar alınınca her şey kolayca oluverecek sanırlar. Bu da üç boyutlu insana iki boyutlu yaklaşmaktan kaynaklanır. Oysa sorun önündeki mekanik engelin kaldırılması değil zihinsel engelin çözülmesi gerekliliğidir. Bize gelen vakaların çoğu maalesef kızlık zarı operasyonu ile gelirler ama ilişki yaşayamamaktadırlar. Denemelerinizde kasılma ve şiddetli ağrı olması ama son deneyimlerinizde kasılmanın kalkması olumlu işaret. Buna rağmen acı duyduğunuzu yazmışsınız, eğer vajen alt kaslarından kaynaklanan bir kasılma söz konusu değilse zar operasyonu sizin için uygun olabilir. Zar operasyonundan sonra da acı ve ağrı söz konusu olursa o takdirde seanslarla sorun giderilebilir.

Esnek, kalın ve etli kavramları ise biraz havada kalıyor. Esnek ise giriş kolaydır. Ancak girişe izin vermeyen zar sert ve vajene penis girişini önleyecek büyüklük ve yapıda olmalıdır.

 

Soru: Merhaba Murat Bey,

Adresinizi ‘Sizinle’ adlı bir dergiden buldum. 3 aylık evliyim ve vajinismus benim de derdim 🙂 Buradaki vakaları okudukça halime şükrediyorum çünkü henüz evliliğin çok başındayız ve 7- 8 yıldır bunu çekenler var! 3 aydır evli olduğumu söyledim ama 4 senedir beraberiz eşimle ve tam bir cinsel birleşmeye kadar her şeyi yaşadık, yani sevişmelerimiz oldu ancak ben bunları yaşarken de hep tedirginlik içindeydim çünkü inançlarıma karşı geldiğimi düşünüyordum. İlk denememiz düğün günümüzde oldu ve yapamadım. Çok acı hissettim. İkincisini de, “O gün yorgunduk, şimdi deneyelim,” diyerek balayımızda yaptık. Yine olmadı. Eşim gerçekten çok anlayışlı. Şu anda tedavi arayışı içindeyim. Bununla ilgili birkaç şey sormak istiyorum. Söylediğiniz kadarıyla psikolojik bir şey bu. Peki, psikoloğa gitmek de çözebilir mi? Yoksa hipnoz daha kısa olduğu için mi daha çok tercih ediliyor? Bir de hipnoza uygun olup olmadığımı nasıl anlayacaksınız?

Cevap: Merhaba, sizin de sitemizde ve grubumuzda gördüğünüz gibi birçok yöntem var. Yöntemi tercih etmek size kalıyor. Hangi yöntem aklınıza yatarsa, hangisine güvenirseniz onu seçmenizi öneririm. Çünkü tedavide güvenin önemi büyük. Vajinismus psikolojik bir şey ama psikoloğa gitmek çözer mi sorusuna şöyle cevap vermek isterim; alt yapı çok önemli, Türkiye’de neredeyse herkes yaparım diyor ya da aylarca süren terapiler yapılıyor, geriye dönüp baktığınızda ise bir arpa boyu yol alamadığınızı görüyorsunuz, gruba gelen maillerden de anlayacağınız gibi… Yıllar içinde vakalarımız, o psikolog senin, o psikiyatrist benim vs. oradan oraya dönüp dolaşıp duruyorlar. Biz hipnoterapik yaklaşımımızla çözüm buluyoruz. Hipnoterapi sadece daha kısa olduğu için tercih edilmiyor, haz ve algılama açısından da size yardımcı olduğu için tercih ediliyor. Yöntemin direk şuuraltına dönük olması nedeni ile de çözüm çabuk geliyor. Tedavi; doğru bir eğitim ve süreç meselesidir. Sonuç olarak böyle kalmayacaksınız ve haz açısından en iyi şekilde cinselliği yaşar hale geleceksiniz…

 

Soru: Merhaba, 2 yıllık evliyim ve maalesef ben de vajinismus hastasıyım. Gruba üyeyim ve mail atmaktan bile korkuyorum. Oturduğumuz şehirde böyle terapi merkezi yok. Başka şehirde bir sene önce tedavi gördüm ama sonuca ulaşamadım, hem de penis girişinde kaldık. Siz gruptakilerle o kadar çok ilgileniyorsunuz ki ben o sıcaklığı bulamadım öbür doktorda. Penis girişi olmadı diye telefon açtım. Olur, bir daha dene dedi. Ondan sonra da arayamadım, o zaten beni hiç aramamıştı. Üstünden bir yıl geçti. Her şey aynı. Eşim sürekli yapacağız diyor ama deneyemiyoruz bile. Öbür tedavi gördüğüm yerde hem yol masrafı hem de tedavi masrafı çok tuttuğu için eşime size gelmek istediğimi söyleyemiyorum, yok başaracağız der biliyorum. Ama farkında değil zamanın geçtiğini. Ben ne yapayım bilmiyorum. Diğer tedavi olduğum yer de önce vajen kontrolü yaptırdı, kasları açıp kapatma gibi. Sonra sürekli konuştu benle psikolojik olarak. Daha sonra serçe parmağımı, yüzük parmağımı gibi parmaklarımı en son da eşimin parmağını vajinama sokarak bir tedavi oldum. Dediğim gibi penis girişinde kaldım, baş kısmı girdi penisin ilerisini yapamadık. Ne olur yardım edin, ben ne yapayım? Destek alacağım kimsem yok, eşim yapacağız diyor ama zaman geçiyor. Artık anne olmak istiyorum, bana yardım edin…

Cevap: İnanın başarmak için çok az bir şey kalmış, eşiniz kısmen haklı. Gittiğiniz hekimden aslında fayda görmüşsünüz. Parmak kontrollerini gerçekleştirebiliyorsunuz. İlişki korkunuz da uygulayacağımız hipnoterapik yöntem ile çözüldüğünde sıkıntınız kalmayacak ve güzel bir anne olacaksınız… Terapilerimize gelenleri her aşamada arayarak destek olmaktayız ve gruba üye tüm bayanların, elimizden geldiğince, sorularına yanıt vermeye çalışıyoruz. Biliyoruz ki iyi bir terapi ve destek ile yalnız bırakılmadığınızda sorununuz rahatça çözülüyor…

 

Soru: Merhabalar; 14 aylık evliyim ve vajinismus hastasıyım. Aslında bu bir hastalık değilmiş, ama ben artık umudumu kaybediyorum çünkü eşim doktora gitmeyi kabul etmiyor. Bu şekilde evli kalmak gerçekten çok zor. Bana bu konudaki yardımlarınızı bekliyorum, ayrıca hipnozla bunu bir seansta başarabilme oranınız nedir?

Cevap: Lütfen bu yazıyı erkeklerimiz okusun;

Eşinizin bu durumu psikolojiktir, lütfen rahatsızlığı nedeni ile onu hor görmeyin, onun yanında olun, ona destek verin ama bu desteğiniz acımanın ötesinde olsun, vereceğiniz destek onun canı biraz yandığında, “Tamam hayatım yapmayalım,” şeklinde olmasın. Yapmadığınız, denemekten kaçındığınız her an olumsuzluk olarak pekişir. O gün olmayabilir, bir başka zamanda tekrar denersiniz. Bilinçte değişiklikler yaratabilecek farklı ortamlar oluşturun, romantizmi hissetmesini sağlayın, duygularını okşayın, hemen her şey bir anda olsun diye ani girişimde bulunmayın. Dokunuşlarınızla, sözlerinizle, öpüşlerinizle onu gevşetin, bütün bedeni iyi bir yaklaşımla gevşeyecektir. Sizin kollarınızda kendini güvende hissetsin, cinselliği yaşamayı arzulasın. Bir film yönettiğinizi düşünün ve bu filmde peri kızı ile birlikteliği yaşadığınızı hayal edin. Varsayın ki eşiniz kurbağa kılığına girmiş bir prenses, sizin onu öpüşünüzle güzeller güzeli bir kadın olacak, vajinismus sorunu bitecek…

Öncelikle hem erkek hem kadın birbirinin genital yapılarına dokunarak tanımaya, hissetmeye çalışsın. Son olarak; bu bir terapidir, tek seansta çözülebilecek bir boyacı küpü değildir. Üç aşama ve ortalama bir buçuk günde vajinismusu tedavi edebiliyoruz.

 

Soru: Merhaba. Evleneli yaklaşık 9 ay oldu. Vajinismus problemi yaşıyorum. Konuyla ilgili bayağı araştırmalarım oldu. Sanıyorum psikoloji tedavisi rahatsızlığın geçmesi için şart. Eşim bu konuda çok anlayışlı. Bana her zaman için yardım etmek istiyor. Doktora gitmeyi kendisi teklif etti ve araştırmaları neticesinde sizi buldu. Benim ilk olarak öğrenmek istediğim konu, madem bu problemin kaynağı % 80 psikolojik, kendi çabalarımla aşabilir miyim? Kendime yapacağım telkinlerle ilerleme kaydedebilir miyim? Yöntemini bilmiyorum ama ilk önce kendim halletmeye çalışmak istiyorum. Olmazsa elbette ki bir uzmandan yardım alacağım. Ama dediğim gibi bunu kendi kendime yenebilme oranım sizce kaç? Çalışmalarınızda başarılar dilerim, insanlara gerçekten çok yardımcı olduğunuzu okuyorum. Şimdiden teşekkür ederim…

Cevap: Eğer sorununuz basit bir vajinismus ise, şuuraltı dinamiklere dayanmıyorsa, yani basit korkular, gerginlikten ibaret ise self hipnoz dediğimiz yöntemle bunu aşmaya çalışabilirsiniz. Aslında 3 tür hipnoz vardır.

  • Heterohipnoz; hipnoterapist aracılığı ile yapılan

 

  • Oto hipnoz; hipnoterapistin verdiği yeni şartlı reflekslerle oluşturulan durum.

 

  • Self hipnoz; Kişinin gün boyu farkında olmadan kendi kendine verdiği telkinlerden oluşan durum. Bir kişi günde ortalama 40 ila 60 bin düşünce üretir. Bunlar; yapamayacağım, başaramayacağım tarzı olumsuzlukları içeriyorsa varın siz düşünün halinizi…

Karakteristik olarak sürekli olumsuza odaklanan vajinismus hastalarına şu hikayeyi anlatırım:

“Pencereden dışarı baksanız ve yolda yürürken kendi kendine çelme takan ve sürekli düşen bir adam görseniz sanırım haline gülersiniz. Oysa siz de sürekli olumsuz düşünceler ve inançlarla kendi kendinize çelme takıyorsunuz…”

Bazen de daha tedavinin ilk aşamasında siz eğitimi verirken vajinismus hastası bedenen buradadır ama zihnen değildir. Adeta cam bir fanusun içindedir. Sizi görmekte ama duymamaktadır. Kendi bilişsel çarpıtmalarından oluşan içsel gerçekliğinde gezinmektedir. O anda eğitimi durdurur ve “Burada olmadığınızı düşünüyorum, öyle mi?” diye sorarım. Hastamız bir an için afallar, terapistin kendisini, duygularını, iç karmaşasını takip ettiğinin farkına varır. Bu yaklaşım hasta ile aramda bir güven bağı oluşturur. “Seninleyim, senin yanındayım, senin hissettiklerini hissediyorum. Bana güven, seni dipsiz kuyudan çıkaracağım…”

 

Kendi kendinize yapabilecekleriniz;

1- Cesaretli olun

2- Başaracağınıza inanın

3- İnanarak başlayın, güvenerek bekleyin

4- Eşinizle birlikte genital yapılarınıza dokunun: hem penise hem vajene. Hissedin…

5- Sırtüstü yere uzanarak derin nefesler alıp verin, bunu günde en az 20 dakika yapın, ayak uçlarınızdan itibaren sırasıyla boynunuza kadar kendinizi gerip bırakın

6- Kegel egzersizlerini ileriki aşamada, deneyimden sonra hazzı arttırmak için kullanın.

7- Gece yatağa uzandığınızda gözlerinizi kapatın ve eşinizle birlikteliği hayal edin. Hayalinize bedeninizle cevap verin, hissedin…

Son olarak bu çalışmalardan sonuç alamıyorsanız, terapiye başvurun, bu çalışmaları yaptığınız için bize de hazırlıklı gelmiş olacaksınız. Şuuraltındaki kıramadığınız kısırdöngüyü uygulayacağımız yöntemler ile çözüme kavuşturalım…

 

Soru: Öncelikle soruma cevap verdiğiniz için çok teşekkür ederim. “Eğer sorununuz basit bir vajinismus ise,” demişsiniz. Ben bunun basit olup olmadığını nasıl anlayabilirim? Herhangi bir ölçüsü var mı?

Cinsel isteksizlik de bu rahatsızlıktan mı ileri geliyor? Hiçbir şekilde ihtiyaç duymuyor ve istemiyorum. Bunu nasıl aşabilirim? Bu da yine telkinlerle olacak bir şey mi? Yoksa ilaç tedavisi de gerekir mi? Bir de piyasada bulunan cinsel gücü ve isteği artırıcı ilaçlar (bitkisel-kimyasal) vajinismus tedavisinde fayda sağlar mı? Bunları kullanmak ne kadar sağlıklı? Tekrar teşekkür ederim. Saygılarımla…

Cevap: Geçmişte yaşanmış bir cinsel travmanız yok ise ve parmağınız ile vajen girişini, vajen içini kontrol edebiliyorsanız ancak ilişki sırasında kasılıp, titreyip elinizle eşinizi itiyorsanız nispeten bu durumun çözümü daha kolaydır. Cinsel isteksizlik direk vajinismustan ileri gelmez ancak vajinismus tedavisi edilmeden geçen zaman dilimi uzadıkça sakınmaya bağlı cinsel isteksizlik de gelişebilir. Ayrıca tiksinmeye bağlı isteksizlik de vajinismusa zemin hazırlayabilir. Cinsel isteksizliğinizin birçok nedeni olabilir:

 

1- Hormonal bir dengesizlik

2- Cinselliğin pis, iğrenç, kötü olarak algılanması

3- Cinsel travma

4- Eşinize karşı ilgisizlik

5- İçgüdü eksikliği

 

Sorun hormonal değilse, çözüm sürecinde hipnoterapi tedavi seçenekleri arasında birinci sırayı alır. Neden araştırılır, telkinler ile cinsel istek uyandırılır ve orgazm tanıtılır.

 

Piyasada cinsel gücü arttırıcı birçok madde ve ilaç bulunmaktadır. İlaç olarak size bir şey önermek istemem, ancak doğal besinlerle bunu sağlayabilirsiniz. Tatlılar, kaymak, ceviz, bal, muz, fındık ezmesi, Antep fıstığı ezmesi ve çikolata cinsel isteği arttırabilecek yiyeceklerdir. Bu arada kilolarınıza da lütfen dikkat edin:) Bu tür besinler cinsel isteğinizi arttırırken vajinismusunuzu çözmek için direk etkisi olmaz, dolaylı olarak yardımcı olurlar…

Bir tabağın ortasına bal, üzerine kaymak, kaymağın üstüne iri dövülmüş ceviz, Antep fıstığı ve tabağın kenarlarına iri doğranmış muz dilimlerinden oluşan bir menü, bir iki kadeh güzel bir kırmızı şarapla alınabilir… İşte size en güçlü afrodizyak! İçinizin ısındığını, damarlarınızın genişlediğini, eşinizle bir şeyleri paylaşmaya hazır olduğunuzu hissedeceksiniz… (Vajinismus tedavilerini bırakıp gurmeliğe mi başlasam?)

Size teşekkür ediyorum, farklı bir bakış açısını hissettirdiğiniz için… Vajinismus tedavisi sitemizi açarken böylesine geniş bir yelpazede sizlere destek olacağım aklımın ucundan geçmezdi. Bildiğim ölçüde, dilimin döndüğü kadarı ile sizlerin her sorusunu yanıtlamaya çalışacağım…

 

Soru: Yardımlarınız için teşekkür ediyorum. Dürüstçe söylemek gerekirse ilk mail atışımdan itibaren bu kadar düzenli cevap alabileceğimi sanmıyordum. Her şeyin karşılıklı olmadığını gösterdiğiniz için ayrıyeten teşekkürlerimi sunuyorum.

Evlenmeden önce cinsellikle ilgili hiçbir araştırma yapmaya gerek duymadım. Her şeyi yaşayarak öğrenebileceğimi düşünüyordum. Öyle ki kendi vücudumu bile tanımadığımı bilmiyordum. Bunu evlendikten sonra fark ettim. Çok komik ama vajen neresi, idrar yolu neresi… Hiç araştırmamıştım, bakmamıştım bile.

Belki de ilk etapta ilişkiye girememe nedenim buydu. Nereden olduğunu bilmediğim için yanlış bir şey yaparım diye çok korkuyordum. Bunu fark ettikten sonra kendimi incelemeye başladım. Önceleri bu kadar ileri seviyede değildi, kendimi kasıyordum ama bu belki de ilişkiye engel olmayacak seviyedeydi. Şimdi daha da ilerlediğini hissediyorum, sizce bu rahatsızlık çözülmezse daha da mı ilerliyor? Ya da çözülmezse ilerleyecek mi? Mail adresimi açtığımda gelen maillerden tam da benim size soracağım bir konuyla karşılaştım. İnternetten kızlık zarıyla ilgili çok araştırma yapmıştım. Resimli olanlarını da görmüştüm. Ben de teknolojinin yardımlarını kullanarak kendi kızlık zarıma baktım. Zar deyince insanın aklına incecik bir şey geliyor. Ama karşımda kocaman bir et parçası vardı sanki 🙂 Ve şekil itibariyle hiçbirine benzetemedim. Tamamen kapalı gibiydi ve sadece sağ tarafında küçücük bir açıklık vardı. Öyle ki çok zor görünüyordu. Sizin şu yarımay dediğinize benziyordu belki de. Ama onu görünce korkmadım desem yalan olur. “Eğer bu, bu kadar kalınsa ve açıklık bu kadar küçükse demek ki çok acı verecek bana,” dedim kendi kendime. Belki de hiç bakmamalıydım değil mi? Kızlık zarının kalınlığı ya da acı verip veremeyecek derecede olup olmadığı bakılarak anlaşılabilir mi? Teşekkür ederim…

Cevap: Zaman geçtikçe başarısız her deneyimle olumsuz inançlar gelişebilir. Kendinizi tanımanız güzel. Ancak o et parçasını gözünüzde büyütmeyin. O küçücük sandığınız giriş deliğinden ise 11 cm’lik çocuk başının geçtiğini unutmayın. Yani zarın ve vajenin esnek bir yapısı vardır. Zar acı vermez inanın, korkularınız acı verir…

 

Soru: 3 yıllık evliyim ve cinsel ilişkiye henüz giremedik. O kadar çok korkuyorum ki. Birlikte olabilmek için sarhoş bile oldum ama nafile. Canım acıyacak diye çok korkuyorum. Maddi durumumuz da psikoloğa gidecek kadar iyi değil. O yüzden tedavi de olamıyorum. Eşim bugüne kadar çok anlayışlı davrandı ama artık o da yavaş yavaş surat asıp iğneleyici konuşmaya başladı. Ona kızmaya hakkım yok çünkü yeteri kadar bekledi beni. Sonuçta erkek, kızmakta haklı. Ama onu kaybetmek istemiyorum. Zaten cinsel ilişkiye girememekten dolayı suçluluk duygusuyla kendimi artık kadın gibi görmemeye başladım. Adeta komplekse girmeye başladım. Lütfen bana yardım edin. En azından yol gösterecek bir mail atarsanız çok sevinirim. 16 yaşındayken tecavüze uğramıştım ama ters ilişki olarak. Tabii bunu eşim bilmiyor, biraz dar görüşlüdür kendisi. Canım öylesine acımıştı ki bu yaşıma kadar öyle büyük bir acı hissetmedim. O günden sonra bende büyük bir korku başladı. Ve şimdi de eşimle ne zaman birlikte olmaya kalksak ön sevişme anında her şey normal, hep bu sefer olacak diyorum içimden. Onu arzuluyor, onunla olmak istiyorum; ama o raddeye geldik mi olay bitiyor, ben hemen çok korkmaya, istemeden kasılıp terlemeye başlıyorum ve paniğe kapılıyorum. Ne olur yardımcı olun bana. Bu gidişle eşimden olacağım…

Cevap: Yazılanlardan da gördüğünüz gibi geçmişte yaşanmış cinsel bir travma; eşini çok sevmesine rağmen “Bilinçaltının yaşadığı olayı eşine eşitleme ilkesi gereğince” penis – vajen birlikteliğine izin vermemektedir. Bu danışanımıza yardımcı olmak için elimizden geleni yapmaya hazırız. Korkmayın, eşinizden olmayacak, mutlu bir birliktelik ve beraberliği yakalayacaksınız, suçluluk duygusuna da kapılmayın, bir kadın olarak yaşamanız gereken bu doğal süreci terapi ile öğrenecek ve cinselliği tüm yönleriyle deneyimleyeceksiniz…

 

Soru: Bugün sizinle telefonda konuşmuştuk, ancak hem kendi durumumu daha detaylı anlatmak, hem de hipnoza ne kadar uygun olduğumu, hipnozun benim sorunuma tedavi sağlayacak bir yöntem olup olmadığını daha net anlayabilmek için size bu maili yazıyorum. Ben tam bir yıllık evliyim, dün evlilik yıl dönümümüz dü. Evliliğimin ilk günlerinden itibaren vajinismus sorunuyla karşı karşıyayım. Bir süre zamana bırakmaya karar verdik ancak maalesef hiçbir şey düzelmedi. Daha sonra yaklaşık bir 6 ay sonra kadar profesyonel bir yardım almaya karar verdim. Konusunda uzman bir üniversite profesörüne tavsiye üzerine gittim, verdiği tedavi programı; vajen anatomisi bilgisi, cinsel perhiz, eşlerin birbirlerinin vücutlarını tanıma egzersizleri, (Ama seks ve bu bölgelere temasın izin verilmediği) Kegel egzersizleri ve sonunda da parmak egzersizleriydi… Ben açıkçası doktorun verdiği programa da çok uyamadım; ama açıkçası benim sorunum daha çok psikolojik olduğu için verilen egzersizlerin pek bir faydası olamadı. Verdiği parmak egzersizlerini bir iki denemeden sonra aşırı mide bulantısı duyduğum ve korkunç rahatsızlık hissettiğim için başaramadım, dolayısıyla bu aşamadan sonra psikiyatriste gitmeyi de bıraktım. Çünkü doktorum kesin cinsel perhiz demesine rağmen ben ilişkiyi denemeye kalktığım için gene hüsrana uğradım… Ben bu bir yılı değerlendirdiğimde şunu fark ettim ki, benim sorunumun çözülme noktası, o bölgeye bir şeyin doluluğunu kabul etmem ve varlığında hiçbir şeyin olmadığını, acı duymayacağımı kendime inandırmamda ama maalesef bunu başaramıyorum. Geçmişte yaşadığım çok ciddi bir cinsel taciz ya da istismar olmadı, ancak ailemin cinsel gelişim sırasında biraz erkek gibi yetiştirmesi sanırım etkili olmuş olabilir, şöyle ki bir örnek vermek gerekirse, annemin beni erkeklerden uzak tutmak için, “Benim kızım evlenmeyecek,” gibi sahiplenici, uzak tutucu telkinleri olmuştu… Ben genç kızlık dönemlerimde cinselliği hep ayıp, zararlı vs. gibi algıladım. Bunun dışında yaşadığım bir olay daha var, 13-14 yaşlarındayken bir cinsel ilişkiye tanık olmuştum, çok korkmuştum, kadının yaşadığı anları hep eziyet çekiyormuş gibi algılamış, bir hafta etkisinden kurtulamamıştım… Sanırım bu da etkili olmuş olabilir. Şimdi size öykümü anlattım doktor bey. Ben bir psikiyatrist tedavisi ile hipnoz arasında gidip geliyorum, hangisi bana uygun şaştım kaldım. Aslına bakarsanız cinsel bozukluklar ünitesinden bir randevu aldım ama dediğim gibi çok da kararsızım… Çünkü yeni bir hayal kırıklığı duygusuna tahammülüm gerçekten kalmadı. Lütfen bana gerçekten yardımcı olabilecekseniz bunu belirtin. Bu hastalık Türkiye’de maalesef insanların bilinçsizliği ve tabuları yüzünden suistimale çok fazla açık bir konu olmuş. Tek seansta çözüm sağladıklarını söyleyen insanların yöntemlerini çok merak ediyordum, ilk sizin sitede okudum, iğne yapıp eve göndermeleri ve tamam aştık demeleri gerçekten ilginç! Son olarak bilişsel davranışçı tedavi ile hipnozu kıyasladığınızda neler söylersiniz? Mailinizi bekliyorum, çok teşekkürler, işlerinizde kolaylıklar…

Cevap: Mailiniz, mail kutumun filtre bölümüne takılmış, ancak bugün fark ettim. Bundan sonraki yazışmalarda sorun çıkmaması için gerekli önlemi aldım. Ayrıca sizi vajinismus gruba da ekledim. Artık oraya girip geçmiş maillere, Yahoo mail adresiniz ile bakabilirsiniz. Sorununuzun ve sorularınızın cevaplarının büyük çoğunluğunu sitede ve gruptaki yazışmalarda bulacaksınız. Anlattığınız kadarı ile şuuraltı negatif kabullenmeler var. Sizin de anlattığınız gibi profesöre gidiyorsunuz, ödevleri ve yapılacakları veriyor ama siz bir arpa boyu yol alamıyorsunuz. Tek başına veya birlikte davranışçı ve bilişsel yaklaşımlar önerilebilir olmasına rağmen şuuraltı dinamikler etkili olduğunda zihinsel setlerinizi ortadan kaldırmada, “Bilişsel, davranışçı ve hipnoterapi” yöntemini öneririm.

Biz tekniğimizi sitede de göreceğiniz gibi tüm açıklığı ile yazdık, vakalarımızı tereddütsüz sizlerle paylaştık. Öylesine yanlışlıklar vardı ki bir nebze ışık olalım istedik. Biz hipnozla çözmüyoruz! Hipnoz da, tek başına tedavi de eksik kalabilir. Hipnoterapi ile birlikte “Davranışsal, bilişsel, dinamik, varoluşçu yaklaşımları içeren terapi,” uyguluyoruz. Son söz olarak inandığınız, güvendiğiniz, içinize yatan terapiyi seçmenizi öneririz.

 

Soru: Merhaba, ben 8 yıllık evliyim. Şu anda 27 yaşındayım. Vajinismus sorunum var. Eşimle bu yüzden ve başka problemler yüzünden sorunluyuz. Önceleri tedaviyi kabul etmeyip sadece beni suçlayıcı yaklaşımları oldu. Daha sonra böyle bir sorunun var olduğunu öğrendim ve yalnız olmadığıma sevindim. Eşim bu konuda destek olmadı, yalnız kaldım bu sorunumla. Anlatamadım sorunumu başka kimselere. Ama henüz hiç duymamışken bunun psikolojik olduğunu düşünüyordum. Bunu eşime de söyledim. Ama bunun saçma olduğunu, bir psikiyatristin faydasız olacağını söylüyordu. Tek savunması sabırlı davranmış olmasıydı kendince (Hak verdim tabii ki) ama beni de anlamasını istiyordum. Sorunumuzu çözemedik. Gün be gün uzaklaştık birbirimizden.

Çözüm üretemedik. Doktora beraber gitme çabalarım sonuçsuz kaldı. Beraber oluyorduk bir şekilde. Zevk aldığım zamanlar da oluyordu tabii. Ama ben daha duygusal ve ön sevişmenin daha uzun süreceği bir ilişki istiyordum beraber olurken. Ama bu olmuyordu. Daha çok o noktaya odaklanması beni rahatsız ediyordu. Ama o sorunu çözeceğine inanıyordu o şekilde. Yalnız cinsel organıma dokunurken zevk alıyordum. Orgazm yaşıyordum. Daha önce cinsel taciz vb. bir şey yaşamadım. Sadece bunu duyunca bile etkileniyordum çok fazla, bir de cinsel birleşmeyi çok zor gibi görüyordum. Yani öncesindeki duyumlar etraftan sadece.

En son 3 yıl önce bir psikiyatriste gittim. Görüştüm, birkaç görüşme sonrası en son eşim geldi benimle ve bir daha da gitmedik, devam etmedik. Bu tedavi sürecinde doktor antidepresan verdi, kullandım, parmak egzersizlerini önerdi. Onu da başardım. Yani parmağımla bunu yapabildim. Olabildiğini gördüm, imkansız değilmiş. Ama ilişki sırasında aynı şeyi yaşıyordum ve başaramadık. Psikiyatristten önce jinekoloğa gitmiştim muayene için, bir problem yoktu fiziksel olarak. Eşim ve benim yoğun iş tempomuz yüzünden büyük bir şehirde tedavi imkanı bulamadık. Eşim pek meyilli değildi ayrıca. Sorunumuz halen devam ediyor ve evliliğimiz bitme noktasında, çok yıprandı ve onarılmayacak noktalara geldik. Ama yine de size yazmak istedim. Ne yapabilirim?

Cevap: Vajinismus sadece kadın sorunu değildir. Evet, kadın bilinç dışı bir refleks sonucu bunu yapar ama bilinç düzeyinde de cinselliği yaşamak ister. Erkeklerin böyle bir durumla karşılaştıklarında eşlerine her aşamada yardımcı olmaları gerekir. Terapiye birlikte gitmeleri, hekimlerin önerilerini birlikte dinlemeleri asıldır. Hekim ve çiftlerin ortak çalışması ile soruna rahat ve hızlı çözümler bulunabilir. Anlattığınız kadarı ile terapiyi yarım bırakmışsınız. Ancak ilerleme kaydetmişsiniz. Sadece bilinç dışı korkularınız kalmış.

Her ne kadar psikiyatristiniz antidepresan verdiyse de, uzun vadede cinsel isteği azalttıkları için biz çok önermiyoruz. Antidepresan vermek yerine korkularla birebir zihinsel olarak uğraşıp er meydanında güreşi kazanmak daha akıllıca durmaktadır. Şuuraltı yeri geldiğinde en güçlü ilacı dahi etkisiz duruma getirebilmektedir. Epidural anestezi ya da botoksa rağmen ilişki sağlanamamaktadır. Ayrıca sizde de görüldüğü gibi yeterli olmayabilir. Lütfen eşinizle tekrar görüşün ve bu sorunu paylaşmasını isteyin. Beraber yeniden terapiye başlayın ve eşiniz de utanmadan, sıkılmadan yanınızda olsun. Sonuca emin adımlarla yürüyün…

 

Soru: Benim de ilişki sırasında korku ve sıkıntılarım oluyor. İlişkiye daha girmeden kızlık zarım bozulacakmış zannediyorum. Halbuki bir tane oğlum var. Çocuğu da sırf bir iki yıl ilişkiye girmeyelim diye yaptım. Hala korku var içimde. Şimdi bir de hamile kalma korkusu eklendi. Ne yapmalıyım?

Cevap: Vajinismus için bize başvuran birçok danışan çevrenin baskısından bunaldığı için bir şekilde hamile kalmak istediklerini söylerler. Ancak görüldüğü gibi vajinismusu bir kenara bırakıp, bir şekilde çocuk sahibi olmak da soruna çözüm getirmiyor. Üzerinde sıkça durduğumuz şuuraltında varlığını sürdüren korkular sizi hiçbir zaman rahat bırakmıyorlar.

Adeta içinizde yedi başlı bir ejderha var ve size hükmediyor. Bu nedenle iyi bir formülasyon ve “Bilişsel + Davranışçı + Hipnoterapik” yaklaşımla nedenler araştırılıp, nedenlere dönük basamak basamak mücadele ederek, içsel kaygı ve korkularınızı yenmeniz sağlanmalıdır. Ejderhanın yedi başı da yok edilmelidir :))

 

Soru: Ben 1 yıldır xxx 50 mg kullanıyordum. Doktor kontrolündeyim. Önce 100 mg şimdi de 150 mg’a çıkardık ilacı. Benim sorum bu ilaç tedavisi sonucunda iyileşebilir miyim? Ya da ilaç sonuç vermez ise hipnoterapi ile tedavi olmam olumlu sonuç verir mi? Bu terapi sonunda ilaç isteği olur mu? Yani tekrar ilaca başlama riski olur mu?

Cevap: Kullandığınız ilaç depresyon tedavisinde ve obsesif kompulsif bozuklukta kullanılmaktadır. Genital bölgenize dokunmakla ilgili sıkıntınız ya da temizlikle ilgili örneğin el yıkama takıntısı gibi vajinismusa ilaveten sorununuz var ise kullandığınız ilaç destekleyici olabilir. Ancak hiçbir ilaç şuuraltına yerleşmiş korkuları, kasılmaları tek başına ortadan kaldıramaz, bilakis şuuraltı yeri geldiğinde ilaçları etkisiz hale getirebilmektedir. Sizin hakkınızda yeterli bilgiye sahip olamadığım için iyileşip iyileşmeyeceğiniz konusunda çok şey söyleyemem.

Ama tek başına ilaç tedavisi çoğu zaman yetersiz kalır. Yine de bireyden bireye değişiklik gözlenebilir. Hipnoterapi daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi zihinsel çözümler üretir. Bilişsel ve davranışsal yaklaşımla vajinal dilatatörleri kısa süreli kullansak bile hipnoterapi çözüme büyük destek sağlar. Tek başına ilaç kullanımı ile vajinismusun çözüleceğini beklemek ileride hayal kırıklığı yaşatabilir.

 

Soru: Benim doktorum parmak egzersizleri verdi ve ilişki denememizi yasakladı. Bunun mantığı nedir, benim kendime güvenim geldiğinde denememeli miyim?

Cevap: Kendinize güveniniz gelse dahi sırası gelmeden ve doktorunuz önermeden basamak atlamayın. Bir çocuk emeklemeden yürüyebilir mi? Altında yatan mantık dizgeleri ise öncelikle parmak egzersizlerini rahat yapabilir hale gelmeniz, kendinize güveninizin sağlanması ve bu süreçte ilişki yaşamak için isteğinizin artması sayılabilir.

 

Soru: Maillerimi takip etmeme rağmen uzun zamandır yazamıyordum. Bildiğiniz gibi hamile olmama rağmen vajinismus sorunum devam ediyor. Yaklaşık bir aydır psikoloğa gidiyorum. Bildiğiniz parmak egzersizlerinden veriyor. Şu anda iki parmakla deneme aşamasındayım, sonra eşimin parmağıyla. Bugün doktor eğer bu sorunu halledemezsem çocuğumun kesinlikle normal doğamayacağını mutlaka sezaryenle alınması gerektiğini söyledi. (Bu mümkün mü?) İçine alamadığın gibi bir şeyi içinden çıkartamazsın da dedi. Açıkçası bu duruma çok üzüldüm. O zamana kadar ya halledemezsem ne olacak? Şu anda inanılmaz stresliyim. Günler geçsin istemiyorum. Bu işi hızlandırmam için kendime ne söylemem gerek doktor bey? Nasıl bir telkin vermeliyim kendime? Tekrar görüştüğümüze sevindim. Herkese geçmiş olsun…

Cevap: Bilgi ve tecrübelerime göre vajinismus sorunu sezaryen endikasyonu oluşturmaz. Çünkü doğum esnasında farklı hormonlar ve mekanizmalar devreye girer ve vajen bir çocuk başının geçebileceği yaklaşık 11 cm’ye kadar genişler. İçine alamadığın bir şeyi içinden çıkartamazsın gibi bir yaklaşım sizi korkutup, ürkütmekten başka bir işe yaramaz. Bu söz hassas vajinismus kadını için doğru bir yaklaşım değildir. Ancak, doğum öncesi doktorunuz sık aralarla sizi vajinal olarak kontrol etmek isteyecektir. Eğer ki muayene sırasında kasılmalarınız varsa ve muayeneye izin vermiyorsanız, doktorunuz haklı olarak size sezaryen önerecektir.

 

Soru: Bu hastalığın teşhisini çok önceden yani bundan 4 yıl öncesinden koymuştu doktorum. Bir tıp fakültesinde tedaviye başladım seanslara devam ettim ancak o zaman şu anda eşim olan kişiyle flört ettiğimiz için çok sık bir araya gelemediğimiz için egzersizleri yapmıyordum ve doktoruma karşı yapıyor gösteriyordum. Ancak bu Kegel denen egzersizlerden tek parmağı başarabildim. Sonra evlendim, şu anda bir aylık evliyim hala vajinismus hastasıyım. Kegel egzersiz yöntemlerini biliyorum ama uygulamak istemiyorum, bir yandan da bu hastalık geçsin istiyorum. Sanki hep kendi kendine geçecekmiş gibi geliyor ama her deneme ki artık denemekten de vazgeçtik başarısız oluyor. Kegel egzersizleri bana çok boş geliyor o bile canımı acıtacakmış gibi yani. Ne yapmalıyım bilmiyorum, bir aylık evliyim ama mutsuzum…

Cevap: Öncelikle, terapiye devam ettiğiniz anlarda hekimi kandırmaya kalkmışsınız, gördüğünüz gibi yanılan sizsiniz. Hiçbir zaman terapiye başladığınızda yaşadıklarınızı farklı bir şekilde göstermeyin ya da yapmadıklarınızı yapmış gibi… Dürüstlük, güven ve inanç terapinin ana yapı taşlarıdır. Biz uygulamalarımızda şu anda var olan terapi konseptlerinin dışında farklı bir uygulama yapıyoruz. Kegel egzersizi önermiyoruz. Sanırım sizin yazınızda Kegel egzersizinden anlatmak istediğiniz parmak çalışmaları. Çünkü bunlara karşı da sizde görüldüğü gibi vajinismus kadınında direnç gelişebiliyor, ödev olarak algılanıp, ya da çekimser davranıp yapılmayabiliyor. Ya da parmak aşamasından sonra penis aşamasında takılıp kalıyorlar. Peki, ne yapıyoruz? Hipnoz altında zihinsel manevralarla yapabilirliğinizi, inancınızı arttırıp, kasılmaların, ağrının, acının, korkunun önüne geçiyoruz. Kısa süreli vajene dönük üçlü bir geri bildirim çalışmamızı ise telkinlerden sonra büyük çoğunlukla hastalarımız yapabiliyor. Şimdilik size tavsiyem, henüz yeni evlisiniz, kendinize 2 aylık bir süreç tanıyın, daha önce gittiğiniz hekimin size anlattıklarını yeniden gözden geçirin ve yeni baştan sırasıyla uygulayın, sıkıntı duyduğunuz anlarda doğrudan bana ulaşıp destek alabilirsiniz. Yaşadığınız bu olayı büyütüp mutsuzluk içinde kalmayın, iyi bir destekle başaramayan vajinismus hastası yoktur. İniş, çıkışlarınız olacaktır. Ama gökten zembille bir şeyler size ulaşıp başarmayacaksınız. Emek göstermek durumundasınız…

 

Soru: Öncelikle fikirleriniz için çok teşekkür ederim. Bıktım belki de 4 yıldır bu konuyla uğraşıp yapamamaktan. Önceleri acaba evlenmeden olmaz tabusu mu var kafamda diyordum, o da değilmiş. Hem kendimi hem de eşimi mutsuz ediyorum ve buna hakkım yok. Bugün başlamayı düşünüyorum ama inanın aklım hala acıda, bu aşamada başlamam sizce başarılı sonuç verebilir mi?

Cevap: Kendinizi artık suçlamayarak ve üzmeyerek işe başlayın. Acı ama ne kadar acı? Biliyor musunuz acıya karşı duyarsızlaştırma sağlamanın bir yolu da basamak basamak üzerine gidip katlanabilirlik noktasını arttırmaktır. Acıyı hissettiniz orada durun, bir sonraki deneyimde o basamağı bir miktar daha geçmeye çalışın ve oradaki varsa acıyı hissedin. Daha sonra bir basamak daha… Bir de bakacaksınız ciddi bir çalışmanın ardından penis vajende… Ve artık acı yok!

 

Soru: Ben terapi görmüyorum. Kadın hastalıkları doktoruna tedavi oluyorum. Direk parmak egzersizine başladım ve bir hafta gibi kısa bir sürede bunu başardım. Büyüklükleri aşama aşama artan içeri alma egzersizi gerekli demişsiniz ama benim zarım yırtılmadığı için bu bana imkansız gibi gözüküyor. Zarın boşluğundan sadece bir parmak geçebilir diye biliyorum bu egzersizleri ilerletemeyeceğimi düşünüyorum bu yüzden.

Cevap: Vajinismusta imkansız diye bir tabir kabul etmek çok zor. 100 metre koşucuları içinde geçmişte 14 saniyenin altına inilemez denirdi… 13 sn, 12 sn, 10 sn, sanırım şu anda 9’unda altında… İmkansızlıkları zihnimizde oluştururuz sonra da inanırız:)) Ama engellerin aşıldığını, başka kadınların bunu başardığını gördükçe zihninizdeki başarısızlık inancı başarıyla yer değiştirir. Türkiye’de ilk kurulan bu grubun ana amaçlarından biri de budur. Başarabileceğinizi göstermek. Sizler hem vajinismus sorununa sahip bireyler hem de birbirinizi eğiten eğitmenlersiniz. Direk uygulayan ve sorunlarla birebir karşılaşan acı, sevinç gözyaşları içinde olanlarsınız. Onun için sizler birbiriniz için çok değerlisiniz…

“Bakın önünüze 10 metre uzunluğunda 60 cm genişliğinde bir kalas koysam ve bunun üzerinde yürüyün desem sanırım hepiniz gözü açık ya da kapalı yürürsünüz. O kalası 20 metre yükseklikte iki yükseltinin arasına koysam sanırım yürümeye cesaret edemezsiniz. Değişen nedir? Az önce o kalasın üzerinde yürümüştünüz hem de gözü kapalı olarak… Değişen olaylara yüklediğiniz duygusal faktörler ve anlamlardır.” Öyleyse isteyin, farklı bir anı hayal edin ve başarın! Başaramayacak kadar güçsüz müsünüz? Oysa ne kadar da güçlüsünüz, her başarısız deneyimde kasılmanız sırasında harcadığınız enerjiyi düşünün. Başaracaksınız…

 

Soru: Merhaba Murat Bey, yazıma anında cevap verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Gelen mailleri sürekli okuyorum ve bizim durumumuzda olan birçok arkadaş olduğunu görüyorum, ben bir erkek olarak eşimi çok seviyorum, onsuz bir hayatı düşünemem ve böyle bir şeyin hayatımızı mutsuz etmesine asla izin veremem. Dedim ya evleneli 2,5 ay oldu ve eşim kendini çok üzüyor, sırf bana olan sevgisinden benim mutsuz olduğumu, bir gün bıkacağımı, onu aldatacağımı düşünüyor. Oysa ben onu o kadar çok seviyorum ki onun yaşamı benim ölümüme bağlı olsa bir an dahi düşünmem onun için canımı veririm. Ama biz hala tam ilişki yaşayamadığımız için ve o hala kız olduğu için ailelerimizin yüzüne bakamıyoruz. Size gelmeyi çok isterim fakat hem uzaktasınız hem de işimden dolayı gelemem. Bize bu sanal ortamda yardımcı olun lütfen, mailinizi okudum bize kullanacağımız bir ilaç ya da egzersiz tavsiye edebilir misiniz? Çok teşekkür ederim saygılarımla.

Cevap: Eşinize gösterdiğiniz ilgi ve sevginin ömür boyu devam etmesini dilerim. İstenen, arzulanan bir yaklaşım. Ailelerinizin baskısını göz ardı etmek durumundasınız. Hele hele daha yeni evlisiniz. Keşke bir ya da birkaç ilaç önerisi ile bu iş bitseydi ama çoğu zaman mümkün olmuyor. Emek vermek gerekecek. Gruptaki önerilerimi uygulayın. Mailleri eşiniz de okusun. Yaptıklarınızı anlatın, takıldığınız yerlerde destek olalım…

 

Soru: Doktor bey, benim anlamadığım bir şey var, parmak egzersizlerini ben de yapıyorum, bir gün oluyor o kadar kolay ki hiç kasılma hissetmiyorum, ama ertesi gün (sonraki gün olmasına rağmen) sanki hiç egzersiz yapmamışım gibi gene kasılıyorum. Ben bu durumu çözemedim. Egzersizin amacı bir sonraki aşamaya bir adım daha rahat gidebilmek değil midir? Bende bazen durum tersi oluyor.

Cevap: Üzerinde sıkça durduğum ama farkına varmadığınız bir durum var. Şuuraltına ait bir faktör varsa vajinismusun nedeninde, bu tür gelgit gelgitler yaşarsınız. Dün gruba gönderdiğim danışanın mailinde olduğu gibi botoks yapılmış hem de iki kere, bir yıldır davranışçı terapi görüyor ama başaramıyor. O zaman terapi metodunu değiştirmek gerek. Şuuraltı ile inatlaşmadan onun suyuna gidebilecek ama zaman içinde onu değiştirebilecek bir tedavi olmalı seçilecek olan. Bu terapi yöntemlerinden biri de hipnoterapidir. Ama bireye özgü aktif bir yaklaşımı olan hipnoterapi olmalıdır. Ne zaman şuuraltı ile kavgaya girsek hep kazanan o olur, bunu unutmayın. Bu nedenle şuuraltı ile inatlaşmadan, uyum sağlayarak onu değiştirmek asıldır. Bugüne kadar uzaktan eğitim desteği verdiğimiz, bize gelmeden söylediğimiz uygulamaları evde kendi kendilerine yapan ve başaran danışanlarımız BASİT VAJİNİSMUS’lardır… Sanırım tek seansta çözebildiğini iddia edenlerin de başarılı olduğu gruptur bu. Bu danışanlara uygun egzersizleri verdiğinizde ve ego destekleyici bir yaklaşım sunduğunuzda başarı da arkadan gelir. Ne yazık ki Türkiye’de görülen vajinismusların çoğu şuuraltı düzeyinde etkileşimi olan türlerdir. Ve bireye özgü “Bilişsel + Davranışçı + Hipnoterapi” uygun olan yaklaşımdır.

 

Soru: Olay aşana kadar zor herhalde, aştığında belki bir hafta sonra unutup gidecek böyle bir problemi yaşadığını bile… Ama yaşayanlar da hala o girdabın içinde debelenip duruyor. Bir aydır tedavi görüyorum, bayağı yol kat ettim, parmak egzersizleriyle aştığım mesafeye ben bile hayret ediyorum. Ama hala sanırım final gününe kadar yapabileceğime gerçekten inanmayacağım. Vajinismus yüzmeyi, bisiklete binmeyi öğrenmek gibi bir şey, bir kere cesaretinizi toplayıp pedala asılınca sanırım düşmediğinizi, koştuğunuzu görünce yeniyorsunuz. Ama işte bu inancı canlandırmak için rüzgara ihtiyacımız var. Bana bu aralar hava öyle kurak geliyor ki… Ne sağımdan, ne solumdan rüzgar esmiyor artık… Yani anlayacağınız sorunu mekanik olarak evet çözüyorum, ama bir haftadır sanırım depresyona girdiğim için oldukça kötü hissediyorum, kimseyle konuşmamak, odama kapanıp uyumak istiyorum sadece. Açlıktan ölmeyecek kadar yiyor, sürekli hayatı geçiştirmeye çalışıyorum. Nedense kat ettiğim başarıların beni mutlu etmesi için geç kaldığını hissediyorum. Üzerimde anlamsız bir bıkkınlık var.

Durduk yere sorun çıkartıyor, ağlıyorum, eşimi de üzüyor, kendime de eziyet ediyorum. Yemek yapınca bile güzel olduysa şaşırıyorum, hani bir çirkin ördek hikayesi vardı ya aynı oradaki çirkin ördek gibi hissediyorum. Hayattan kopmak üzereyim, sağlığım da bozuldu, uyku uyuyamıyorum, işime gücüme konsantre olamıyorum. Hep keyifsiz hep keyifsizim… Çevremdekiler hayrola canın bir şeye mi sıkkın diye soruyorlar bugünlerde sürekli. Nasıl anlatabilirim ki? Anlatsam ne olacak ki? Bu neden benim başıma geldi diye hep sorgulamadayım. Sorguladıkça geçmişimi deşiyorum, eski erkek arkadaşlarımı… Kuyuda iğne arar gibi didik didik ettim geçmişimi. Acaba onlardan birimi bana bunu yaptı diye, işte böyle saçma saçma saçmalıklar… Bugün sadece yarım saatliğine kalktım yerimden, topu topu konuştuğum beş cümle olmuştur. Öyle keyifsizim ki anlatamam, çok keyifsizim…

Cevap: Tedavi süresi uzadıkça, hastada ruhsal çökkünlük oluşmuş durumda… Belki de danışanın hekimi bir sonraki randevu da danışanın bu durumunu görüp bir de antidepresan başlayacak! İlaç, duygu durumu düzeltecek ama cinsel isteği azaltacak ve tam bir kısır döngü olacak. Uygulanan mekanik sistem ve yaklaşım özellikle bu hastada iflasın eşiğinde… Bu vakadan hareketle sorunu sadece mekanik yollardan çözmeye çalışan, ağırlığı davranışçı terapilere veren uygulamaların kişide yarattığı duygu çökkünlüğünü izliyoruz. Hipnoz ve hipnoterapi ile danışanın sürekli motivasyonu üst düzeyde tutulur. Hipnoz ve hipnoterapi ruhsal dünyanıza bir ışık sunar. Tek başına davranışçı yöntemler ise sizi mekanik bir parçaymış gibi değerlendirir… Ne olursa olsun “X” hanım, zaferin her yenilgiden sonra ayağa kalkabilmek olduğunu hatırlayın…

 

Soru: Murat Bey, size yazmak istedim çünkü çok kötüyüm. Ben aylardır eşini bu konuda tedaviye ikna etmeye çalışan ama mağlup olan bir üyenizim. Artık gerek de kalmadı sanırım çünkü ayrılıyoruz. Bunu yazmak çok zor ama öyle. Sizin yazılarınızı sürekli okudum ama başaramadım, eşim bunu son zamanlarda hiç dile getirmemeye başladı ama aramıza başka sorunlar girdi. Birbirimizden her geçen gün daha çok koptuk, sürekli tartışmaya başladık ve saygımızı tükettik. Ben hiçbir şeyin böyle olmasını istemedim ama elimde değildi, yapamıyordum, çok uğraştım ama olmadı, olmadı, olmadı… Bu ayın 26’sında evlilik yıl dönümüzdü sanırım kutlayamayacağız. Eşimle olmadı bunu kabulleniyorum. Ama vajinimusa mağlup olmayı kabul etmiyorum, ilerleyen günlerde ne olacak şu an bilmiyorum ama bana ayrılacağını söyledi, ben pes etmedim size ulaşacağım ve bu vajinismus denilen şeyi yeneceğime inanıyorum. Ailemin bu durumumdan haberi yok… Sizin sitenize üye olmak çok güzel, umarım bir gün bu yazıları kadın olmuş biri olarak okurum. Yine de size çok teşekkür ederim, iyi çalışmalar…

Cevap: Şu anda gerçekten yol gösterecek bir dosta ihtiyacınız var ve aslında ne yapacağınızı bile bilmiyorsunuz. Eskilerin bir sözü vardır, “Dereyi görmeden paça sıvanmaz” ayrılacağını söyleyebilir eşiniz, onu gerçekten seviyorsunuz ve belki de vajinismusunuza lanetler okuyorsunuz. 26’sına kadar ayrılık rüzgarları durabilir, kızgınlık esnasında söylenmiş olabilir. Kaldı ki ayrılacağım dendiğinde bu iş o kadar hızlı olmaz, uzun zaman gerektirir. İki tarafa da düşünmek için fırsat doğar. Ama her şeye rağmen vajinismusunuzdan dolayı sizi bırakacaksa eşiniz hiç dert etmeyin. Ne hali varsa görsün… Aslında verdiği kararla size olan sevgisini de göstermiş oluyor. Bugün sizi vajinismusunuzdan dolayı terk eder, yarın evlendiği kişiden çok ağır bir darbe alır ya da sizin düştüğünüz durumun benzerini yaşayarak ortada bırakılır… Veya siz çok daha mutlu olabileceğiniz bir eş bulabilirsiniz… Evren tamamen bir ahenk ve dengeden oluşur. “Bir kelebek Çin’de kanat çırpsa Amerika’da kasırgaya dönüşebilir.” Siz lütfen her şeye rağmen yaşama inancınızı ve sevincinizi yitirmeyin. Eşinize ve kendinize olan saygınızı koruyun. Karşımıza çıkan her olayın bir anlamı vardır. O an için çözemesek de her hayırda bir şer her şerde bir hayır olabilir. Bilir misiniz Musa ile Hızır Peygamber’in hikayesini? Kehf suresinde geçer… Lütfen adı geçen surenin 60 ile 82. kısımları arasını okur musunuz?

Yaşamda karşılaştığımız her şeyin bir nedeni vardır… İyi gibi görünen bir şey gelecekte bize zarar verebilir ya da kötü olarak gördüğümüz bir olay bize iyiliklerin yolunu açabilir! (bu konuda Musa ve Hızır’ın karşılaşma hikayesini okumanızı öneririm.) Lütfen “X” hanım, sabırlı olalım…

 

 

Soru: İyi geceler Murat Bey…

Sitenizden, internetten derdimin ne olduğunu öğrenmek için araştırma yaparken haberdar oldum. İncelemelerimde bana gerçekten yardımcı olabileceğiniz kanısına vardım. Yaklaşık 15 aylık evliyim, 25 yaşındayım, boğa burcuyum, vajinismus problemim var, üstelik de 4,5 aylık hamileyim. Evliliğimin ilk zamanları problemimin ne olduğunu anlama çabalarımla geçti. Daha sonraki zamanlarda profesyonel insanlardan yardım aldıysam da başarılı olamadım. Psikoloğumun verdiği parmak egzersizlerini gerçekleştirdim. Fakat 2 parmak egzersizinde tıkandım doktorumun tatile çıkması üzerine. Ben de tatile çıktım sayılır. Şu anda nadir de olsa penis girişi denemelerimiz oluyor fakat onu da gerçekleştiremiyorum.

Şu anki ve genel psikolojimi aktarmak istiyorum size. Eşimle görücü usulü evlendim. Önceleri hiç ısınamamıştım belki o yüzdendir diye düşünüyor ve zamana ihtiyacım olduğunu söylüyordum. Şimdilerde eşimi seviyorum; çok mükemmel bir insan, hem maddi hem manevi ama hala olmuyor. Demek ki sıkıntı başka yerden! Cinsellikten önceden beri hep kaçmışımdır. Neden bilmem çok da hoş olmayan bir şeymiş gibi hissediyordum. (maalesef acılarımdan ve sıkıntılarımdan dolayı hala öyle düşünüyorum) Eşimden çıkan sıvı (meni) tenime değse bir iğrenme hissediyorum. Dokunmayı geçin, penisine bakmak bile tiksindiriyor beni, ne kadar acı değil mi? Tabii durum böyle olunca doktorumun söylediği gibi kendim kontrol edip bir girişte sağlayamıyorum. Aslında şu sıralar onu yenmeye gayret ediyorum birkaç kere dokundum hatta kendi kontrolümde giriş denemesi yaptım ama onu da elimle tam temas etmeden bir mendille gerçekleştirdim.

Bunları anlatırken çok üzülüyor ve sıkılıyorum ama artık deva için her şeye razıyım. Kendim için değil bunu en çok bebeğim ve eşim için istiyorum. Şu andaki durumum ise şöyle; sadece vajina girişine dokunmasına izin verebiliyorum, ilerlemeye kalktığı zaman kasılma ve sıkıntılarım başlıyor. Bu da sinir ve stres dolu bir geceye sebep oluyor. Hala cesaret edemiyorum. Cinsel isteksizliğim de var üstelik hiçbir şeyden etkilenmiyorum desem yeridir. Belki sorunun büyük kısmı bundandır… Her akşam niyetleniyorum bu gece olacak diye ama cesaret edemiyorum bir türlü. Zora ve acıya gelemeyen bir yapım var bu da işimi çok zorlaştırıyor. Acıya karşı çok dayanıksız olduğum için az bir girişe bile izin veremiyorum. En büyük engelim de sanıyorum korku! Eşim şu anda yok ama birazdan geldiğinde bana, “Bu gece bir şeyler yapabilir miyiz acaba?” demek ister gibi, umutlu gözlerle baktığında benim yine engellemeler-imle karşılaşacak ve çok üzülecek. Bu durum ikimizi de çok yordu artık. Şimdi bu durumda nereden başlamalıyım doktor bey? Şimdiden çok teşekkür ederim, diğer arkadaşlara da geçmiş olsun dileklerimle…

Cevap: Tiksinme, iğrenme, korku, ağrı ve acıya dirençsizlik mevcut. Görüldüğü gibi vajinismus diyerek geçemiyoruz. Olay sadece parmak alıştırmaları değil. Parmak alıştırmasını geçen danışan penis aşamasında takılmış ve kompleks bir yapı var. Geçmişte bir taciz olup olmadığını bilemiyoruz, ama meni ve penis dokusundan tiksinmesini açıklayacak davranışsal ya da bilişsel bir yapı olmalı diye düşünüyoruz. Bunun araştırılması ve çok yönlü destekleyici bir terapi uygulanması gerekir. Bu danışanımıza önerimiz, grupta kalması ve yazıları takip etmesidir. Gerektiğinde her türlü sorusuna cevap verilecektir. Bu danışanımız birebir sorunlara dönük terapi alması gerekir diye düşünüyoruz.

 

Soru: Merhabalar,

Ben sadece birleşme denenmeksizin vajinismus etkileri görülüp görülemeyeceğini soracaktım. Yani şöyle, ben cinsel birleşmeyi henüz denemedim ama oral seks yapılırken bana, belirli bir aşamada, vajinama kramp gibi, nasıl tanımlayacağımı bilemediğim bir şey giriyor istemsiz olarak. Bir türlü devam edemiyorum sonrasında. Bu kramp gibi şey vajinama saplanınca istemsiz olarak durduruyorum partnerimi. Hayatımda daha önce hiç orgazm olmadım. Ama bu kasılmayı önceden tanıyordum. Tuvalete aşırı ihtiyaç duyup o an itibariyle gidemediğim bazı anlarda, aşırı acelem olup da bir türlü evden çıkamadığımda, erotik bir rüya sırasında vajinamda bu kasılmayı hissediyordum, tek yapmam gereken kendimi sıkmamak oluyor bu kramp girdiğinde ama bu çok zor. Sorum, bendeki orgazmı engelleyen bu durum vajinusmusa neden olabilir mi? Daha önce hiçbir yerde ve hiç kimsede benimkisi gibi bir problem görmedim. Teşekkürler şimdiden!

Cevap: Yaşadığınız kramp ya da kasılma orgazmı doruk noktasında yaşayan bazı kadınlarda görülen titreme ve kasılmalardan ibaret olabilir. Erotik rüyada da benzerini yaşamanız bu ihtimali güçlendiriyor. Vajinismusa neden olur mu ya da vajinismus muyum sorusuna ise önerim, evlilik sonrası parmağınız ya da bu iş için yapılmış kontrol çubukları ile vajen girişini test etmenizdir. Bunun gerçek bir kasılma olup olmadığını da öğrenmiş olursunuz. Bir başka neden olarak da geçmişte yaşanmış cinsel bir travma ya da bilişsel çarpıtmaların davranışlar üzerine etkisi ile de benzeri bir durum yaşıyor olabilirsiniz…

Soru: Merhaba, ben 24 yaşında, 5 aylık evli bir bayanım. İlk gece ve takip eden gecelerde eşimle cinsel bir birliktelik yaşayamadık. Benim bu konuda herhangi bir korkum ya da antipatim yoktu. Doktorlar kızlık zarımın yüksekte olduğunu ve birleşmenin zor olacağını söylediler, lokal anestezik bir uyuşturucu kullanarak ilk birleşmeyi zor da olsa gerçekleştirdik. Fakat bu süreçten sonraki 4 aylık sürede hiçbir gelişme yok, halen çok zor, acılı ve işkence dolu bir birleşme yaşıyorum, tedavi uyguladığınız grubun içine girebilecek bir hasta mıyım? Yoksa doktorlarımın söylediği gibi size göre de yaşadığım bir vajinismus sorunu değil mi? Teşekkürler…

Cevap: Zarın kalın olması, sert olması, normale göre içeride olması, zarın yüksekte olması vs. bunlar sizin ilişki yaşamanız için engel olmayabilirler. Bu sözler maalesef olayı organik bir temele dayandırma zorunluluğu da olabilir. Yine de birkaç jinekologla görüşüp gerekirse zarın operasyonundan sonra yeniden değerlendirmek uygun olabilir. Vajinismusun kelime anlamı vajen alt kısmındaki kasların istem dışı kasılmasıdır. Ancak bunun dışında, korkular, kasılmalar, ağrı, acı duyma endişesi ya da sizde olduğu gibi yüksek oranda acı duymanız da ilişkiye engel olabilmektedir. Önemli olan size uygulanacak terapi ile kasılmalara bağlı bir ağrı ve acı varsa kasılmaları kaldırdıktan sonra, ilişki sırasında yaşadığınız işkencenin önüne geçmektir.

 

Soru: Murat Bey merhaba, ben parmak hareketinde kızlık zarına dokunana kadar problem olmuyor, dokunduğu anda acır diye devam edemiyorum kızlık zarım Jinekolog tarafından uyuşturarak delinse daha sonra ilişki daha kolay olmaz mı?

Cevap: Hayır olmaz. Neden? “Acır diye devam etmek istemiyorsunuz.” Bakın acıma ifadesi sizin zihninizde yani bilişsel çarpıtmanız var. Ya da ağrı eşiğiniz düşük. Bu nedenle zar alınmasını önermiyoruz. Diyelim ki aldırdınız, mekanik olarak engel kalkar ama bilişsel düşünce yapınız değişmediği için sorununuz devam eder.

 

Soru: Selam “X”, ben senin yazın vasıtasıyla Murat Bey’e bir soru soracağım. Bu kayganlaştırıcıların; bebe yağı, vazelin vs. vajina dokusuna bir zararı yok mu? Sonuçta hepsi kimyasal maddeler içeriyor.

Cevap: Doğrudur, hepsi kimyasal madde bileşimidir. Vajen yapısı ağız içi gibi mukozadan oluşuyor. Kaydırıcılar yağ bazlı ise önermem, su bazlı olanlar tercih edilebilir. Yağ miktarı vajende artarsa yağ tabakasının altında mantar veya diğer enfeksiyonlar üreyebilir.

 

Soru: Sayın Dr. Murat Ulusoy,

4 aylık evliyim. Eşimle 3 yıldır beraberiz. 3 yıllık süre içerisinde cinsel birlikteliğimiz oldu ancak onun kızlık zarı konusundaki hassasiyeti nedeniyle tam bir birleşmeyi hiçbir zaman denemedik. Evliliğimizin ilk günlerindeki denemelerimizde kendisinde oluşan aşırı korku nedeniyle başarısız olduk. Cinsel anlamda isteksizlik problemi yoktu, ama penisin baskısını hissettiğinde oluşan korku nedeniyle kendini çok kasıyor ve benden birdenbire soğuyordu. Problemi kendimiz aşamadık ve öncelikle fiziksel bir problem olup olmadığını anlamak için bir jinekoloğa danıştık. Jinekolog muayenesinde vajinismus problemi olmadığını ancak kızlık zarının çok kalın ve esnek olduğunu ve bu nedenle ilişki sırasında acı hissedebileceğini söyleyerek ufak bir operasyon ile kızlık zarını açmayı önerdi. Kendisine hak verdim çünkü eşimin kızlık zarını incelediğimde başka kaynaklarda gördüğüm kızlık zarlarından farklı olduğunu fark etmiştim. Operasyon yapıldı ve engel ortadan kalktı. Şimdi cinsel birleşme yapabiliyoruz, vajinal kasılma yok ancak halen korkuları devam ediyor.

İlişki çok sıkıntılı ve gergin geçiyor. Korku ve acı hissediyor. Ben problemimiz olduğunu söylememe rağmen kendisi problemi kabul etmiyor. Buna zamanla alışacağını, arkadaşlarının kendisine bunun 1 sene kadar sürdüğünü söylediğini söylüyor. Ancak bence hiç normal değil, çünkü penisimi hiçbir zaman tamamen sokamıyorum, onun yüzündeki acı ve korku ifadesi benim de heyecanımın kaçmasına, isteğimin azalmasına ve hatta sertleşme problemi yaşamama neden oluyor. Evlenmeden önce kızlık zarı ile ilgili abartılı düşünceleri vardı. Çok kanayacağını ve zor olacağını söylüyordu. Hatta bir akrabası gerdek gecesinde kızlık zarı kanamadığı için evine geri gönderilmişti. Küçüklüğünden beri en ufak bir zorlanmada (mesela düştüğünde, bisiklete bindiğinde) kendini sürekli kontrol ettiğini anlatıyordu. Ayrıca halen vajinasına dokunamıyor, parmak, fitil veya herhangi bir şeyin girmesine izin vermiyor. Problemin psikolojik olduğunu biliyorum ancak onu nasıl ikna edeceğimi bilemiyorum. Şu an ona göre cinsel hayatımızda bir problem yok, çünkü cinsellik zaten acı verici bir şey, ancak iyice kaşarlanmış (!) olanlar acı çekmiyor ve korkmuyor.

Cevap: Kızlık zarının çok kalın ve esnek olması ile ilgili geçmişte gruba bir yazı göndermiştim. Kalın olabilir ama esnek ise girişe izin verebilir. Bununla ilgili gruptaki “X”in mailini hatırlarsınız ona da jinekologlar aynı ifadeyi kullanılmıştı. Hatta yazısı sitemizde de mevcut. Ancak hipnoterapi ile kasılmalar kaldırıldıktan sonra ilişkiyi gerçekleştirdi. Sizde de zar alındıktan sonra yine sıkıntılar devam etmiş ve penisi içeri almakta zorlanmışsınız. Günah keçisi gibi işlem gören artık şu zarla uğraşmayı sizler ve hekimler ne zaman bırakacak merakla bekliyorum. Hikayenizde geçen geçmişteki korkuların ilişki yaşayamamanızı şekillendirdiği apaçık ortada.

 

Soru: Merhabalar Murat Bey,

21 aylık evliyim, 32 yaşındayım. Ne yazık ki ben de vajinismus sorunu ile karşı karşıyayım. Evliliğimizin 9. ayında bir jinekoloğa gittim ve parmak egzersizi uyguladı. Önceleri hiç yapamadım. Ama 10-15 günün sonunda başardım ve çok sevinmiştim. Ne yazık ki daha ileriye gidemedik ve tedavi yarım kaldı. Şu anda parmakta zorlanmıyorum ama daha fazlasını yapamıyoruz. Bu bizi çok mutsuz ediyor. Hayatımızda hep bir şeylerin eksikliği söz konusu. Bu sorun beynimi kemirmekle meşgul şu anda. Ne zaman ve nasıl çözeceğiz bu durumu bilemiyorum. Sorun da, çözüm de beynimde çözülecek onu biliyorum ama yapamıyorum. Lütfen bana yardımcı olun! Çalışan bir bayan olduğum için başka bir ilde tedavi imkanım şu anda yok ne yapabilirim.

Cevap: Burada bir kez daha görülmektedir ki parmak egzersizini yapmak her zaman deneyimi yaşayacağınız anlamına gelmemektedir. Parmak olayını geçen danışan penis aşamasına geçemiyor. Bu noktada takıldığınız noktada sorunu aşacak terapi ile devam etmek gerekiyor.

 

Soru: Murat Bey yine ben “X”. Sık sık yazamasam da çok bunaldığım anlarda konuşacak kimsem olmadığı için size yazıyorum. Henüz tedaviye başlayamadık ama daha önce de dediğim gibi siz benim tek umudumsunuz. Ayrıca benim bu vajinismus dışında hayatımı son derece olumsuz etkileyen, evde yalnız kalamama korkum da var ki, bu ve cinsel ilişkiye girme korkusu arasında bir bağlantı var mı bilemiyorum. Benim bugün size gelmeden önce sormak istediğim bir şey var. Sizin tedavi sürecinizde de bu parmak egzersizleri olmazsa olmaz mı?

Yani maalesef bu kadar bilinçli olmama rağmen, o olayı düşünmek beni bu olaydan hatta tedavi olma ümidinden bile uzaklaştırıyor. Sanırım bu travma jinekolojik muayeneden sonra bu kadar ciddi boyutlara ulaştı, yoksa eskiden az da olsa denemiş ve yine az da olsa başarmıştım. Belki bu sorum bunca görüşmeden ve gruptaki arkadaşların maillerini okuduktan sonra saçma oldu ama şu anda kafamdan ne geçiyorsa ne hissediyorsam onu yazıyorum. Aslında patlama noktasındayım ama hiç kimsem yok dertleşebileceğim. Neyse fazla vaktinizi almayayım, size iyi bayramlar diliyorum. Hoşça kalın…

Cevap: Öncelikle günaydın, parmak egzersizleri davranışçı yöntemin kullandığı bir metottur. Öncelikle biz hipnoterapi ile sorun üzerinde çalıştığımız ve beden gevşemesi sağladığımız için vereceğimiz ödevler daha kolay yapılabiliyor.

 

Soru: Doktor Murat hocam, pornografik film ve fotoğrafların vajinismus kadınına izletilmesi faydalı mı yoksa zararlı mıdır? Mesela el kol sokmalı ya da iri penisli fotoları internetten indirip eşime gösterdim. İğrendiğini söyledi bir daha yapmadım.

Cevap: Aman “X” Bey ne yapmışsın… :)) Porno adı üstünde, estetikten uzak, şehvet duygularını arttıran, sadece hayvansı duyguları ön plana çıkaran filmlerdir. Sen bunları zaten korkuları olan eşine izletince bir travma daha yaratmışsın. El, kol sokmalı ve iri penisli… :)) Kadıncağız ne zaman ilişki denemek istese aklına bunlar gelecek ve korkusu, paniği bir kat daha artacak. Bu tam anlamı ile vajinismus kadınını yani eşini anlamadığının bir ifadesi…

Soru: Merhaba Murat abi, (Umarım kızmazsınız sizi artık çok samimi ve yakın buluyorum kendime.)

Size birkaç gün önce bir mail atmıştım parmak egzersizleri yaptığımdan üç parmak girebilmesine rağmen penis aşamasında vajinanın buna izin vermediğinden ve de çok acı çektiğimden bahsetmiştim ve bu acıyı psikolojik olarak yaratıp yaratmadığımı sormuştum, siz de bunun sahte, beni kandıran bir acı olduğundan bahsettiniz. Bu bana çok cesaret verdi ve bunu bilerek denemeye karar verdim bu sefer kararlıydım ve yapacaktım, eşimle birlikte sevişmeye başladık fakat ikimiz de gerçekten çok gergindik, bir türlü eski sevişmelerimizde olduğu gibi uyarılamadık ve amaç farklı olduğu için giriş için çok acele ettik ama ilk denememizde çok rahat girdi hem de hiç acı hissetmedim fakat yalnızca ben üsteyken oluyordu bu alttayken girişe yine izin vermedi vajinam ama sonra eşim hiçbir şey hissetmediğini söyledi ve ereksiyon hali geçiverdi sonra onu uyarmaya çalıştık, ereksiyon oluyordu ama hemen geçiyordu sonraki denemelerde ben acı çekmeye başladım, hafif hafif sonra giderek arttı ve en sonunda girişe izin vermemeye başladı ama ben çok zorladım ve de canım çok yandı sanki her şey tepetaklak oldu, ikimiz de seksten çok soğuduk.

Ben ertesi gün hasta gibi yattım, vajinama kesinlikle dokunamıyordum sanki paramparça olmuş gibi acıyordu, oturamıyordum ve eşime dokunamadım bile. Ona dokunmayı düşünmek bile bana yalnızca acıyı hatırlatıyor, hayatım boyunca bir daha seks yapmak istemiyorum çok kötüyüm inanın, Murat abi eşimi hala çok seviyorum ama delirecek gibi hissediyorum seks bana yalnızca büyük bir acı hatırlatıyor ve kusacak gibi oluyorum neden böyle oldu anlamıyorum, lütfen ne yapacağımı söyleyin size gelmeyi çok isterim fakat bu şimdilik imkansız, problemin iyice mi büyüdü yoksa bu duygular geçecek mi?

Cevap: Bakın, bilişsel bir çarpıtmadan dolayı ve/veya altta yatan bir travmadan ötürü bu sorunu yaşıyorsunuz, bu çözülmeden yani buna ait terapi almadan denemeye kalktığınızda böylesine kötü bir sonuç aldınız. Öncelikle bir şeyleri ev ödevi gibi algılayıp yapmaya çalıştığınızda tabii ki bunun zorlukları olur. İkincisi zor da olsa bilinçaltını alt ettiniz ya da alt ettiğinizi düşündünüz. Siz üsteyken başardınız, Ok, tebrikler… Buraya kadar iradenizin ne kadar güçlü olduğunu gördük. Ama ne zaman bilinç ile bilinçaltı çatışmaya girse kazanan taraf hep bilinçaltı ve savunma düzenekleri olur. Yazınızdan da anlaşıldığı gibi önce oldu sonra yavaş yavaş girişe izin vermedi. Eşinizin ereksiyon kaybı şimdilik sorun değil. Geçici bir durum ve geçici önlemlerle giderilebilir. Ancak bilinçli zihninizle girdiğiniz mücadelede ciddi yara aldınız. Artık seksi acı ile birleştirdiniz, eşinize dokunmak ya da seksi düşünmek bile acı veriyor. Bakın önemli olan tepki “kusacak gibi olmanız” bilinçaltı temelinde yatan sorun çözülmediği için ilişkiyi önlemek adına savunma sistemleri geliştirdi. Buradan aslında size haykırıyor, altta yatan sorunu çözmek zorundasın diye… Sizinle bedeniniz aracığı ile iletişim kuruyor. Problem büyüdü mü sorusuna ise vereceğim cevap, sanmıyorum. Ama bilinç ve bilinçaltı birbirinin güçlerini tarttı ve siz maalesef olumsuz etkilendiniz. Bu durumda terapi almanız kaçınılmaz gibi duruyor.

 

 

 

Vajinismus belirtileri ve tanımlar

vajinismus-tanımlar

Dr. ULUSOY’UN VAJİNİSMUS TEDAVİSİNE KATKILARI VE TANIMLAR

Dr. Ulusoy, yılların hipnoz ve hipnoterapi araştırmaları ve vaka deneyimlerinden yola çıkarak vajinismus belirtileri ve  tedavisinde tanımlar oluşturmuş ve bunları kongrelerde sunmuştur.

1- Terapide uyguladığımız yöntem; bireysel bütüncül yaklaşımlı psikoterapi içeren vajinismusa özel hipnoterapi teknikleri ağırlıklı olan Dr. Ulusoy tekniğidir.

2- 2004 – 1. Ulusal ve yabancı katılımlı Tıbbi Hipnoz Kongresi’nde hipnoterapinin vajinismus tedavisinde etkinliğini gösteren vaka poster sunumumuz vardı.

3- 2005 – 2. Ulusal ve Yabancı Katılımlı Tıbbi Hipnoz Kongresi’nde; vajinismus tedavisinde erkeklerde görülebilen sekonder ereksiyon problemi “Tahterevalli Etkisi – Dr. Ulusoy” ve tedavinin son basamağı olarak imgeleme yapılması ve buna da “Simülasyon Tekniği – Dr. Ulusoy” adı verildiği Dr. Ulusoy tarafından deklare edilmiştir.

4- 2006 – 3. Tıbbi Hipnoz Kongresi’nde ‘Maya Tekniği’ ile seans sayısını ortalama 3,6’ya indirdiğimizi deklare ettik…

5- Vajinismus vakalarında belli bir süreden sonra ön sevişmenin ardından deneyim yaşanmayacağı bilindiği için kadın kendini nispeten daha rahat hisseder. Buna biz “Göreceli Rahatlama – Dr. Ulusoy” diyoruz.

6- Ocak 2008 – Mayıs 2008 tarihleri arasında 65 hastalık vaka çalışmasında Dr. Ulusoy tekniğinin içine “Yoğunlaştırılmış Hücum Tedavisini ve Lozanov Tekniğini” eklemesi ile tedavi süresini ortalama bir buçuk güne indirmiştir.

7- Vajinismus tedavisinde var olan imajinasyona ait hipnoz tekniklerini vajinismustaki sorunlara uyarlayarak ve NVP / Neuro Visual Programming / *Dr. Ulusoy 2008 olarak adlandırdığı teknik vardır.

8- Vajinismus hastalarının sınıflandırılmasını tanımlamıştır. (Dr. Ulusoy-2008)

 

Vajinismus Sınıflandırması:

1- Büyük, küçük dudaklara ve arasına dokunamayanlar (Dış genital)

2- Dış genital bölgesine dokunup, vajen içine dokunamayanlar

3- Dış genital ve vajen içine dokunup, parmak yönlendiren ama penis deneyimini yaşayamayanlar (İç kaslarda kontrol sorunu veya nefes kontrol sorunu veya yetki devri sorunu olanlar)

4- Yukarıdaki ilk 3 gruptan birinde olup kasılmaları olmayanlar ama penisi içeri alamayanlar

5- Yukarıdaki ilk 3 gruptan birinde olup kademeli olarak hafiften ağıra kadar kasılmaları olup, penisi içeri alamayanlar

 

Görüldüğü gibi vajinismus dediğimizde farklı kategoriler ortaya çıkmaktadır. Çıkan farklı kategorilere;

  1. Kadınların kendi kişilik örüntüleri (örn. panik atak, obsesif -takıntı hastalığı- ve mükemmelci yapı, fobik ve her şeyden korkan yapı vs gibi)
  2. Cinsel eğitim ve bilgi eksikliği
  3. Erkekte ve kadındaki fiziksel farklılıklar
  4. Bilişsel, davranışçı, dinamik ve varoluşçu etkenlerin varlığı da farklı oranlarda kadını etkilediğinden dolayı

Vajinismus hastalığı adeta bir sarmaşık gibi şekil alır. Bu nedenle vajinismus tedavisi de bütün bu ayrıntılar göz önüne alınarak planlanmalıdır.

 

 

9- İntermittent (Dalgalı – Aralıklı) Vajinismus / Dr. Ulusoy 2008, terapi anlamında eksik ve/veya düzensiz tedavi gören hastalarda ya da tedavi görmeden kendi çabaları (Parmak egzersizleri ve ilişki deneyimleri) ile sorunu çözmeye çalışan çiftlerde zaman zaman penis başının ya da yarısının girmesi sonucu sorunun çözüldüğünün düşünülmesi ama rahat bir ilişkinin yaşanamamasıdır. Kimi deneyimlerde kısmen ilerlenirken kimi deneyimlerde ise korkular ve kasılmalar nedeni ile deneyim yaşanamamaktadır. İntermittent vajinismusta kadınların hamile kalabildiğini ama ilişki anlamında ilerleme kaydedemediklerini gözlemliyoruz. Bu durumda, çocukları olan ama ilişki yaşayamayan 2 ila 15 yıllık çiftlere rastlanabilmektedir. Yıllar sonra rahat bir ilişki yaşamak için tedaviye gelmektedirler.

10- Öğrenilmiş Vajinismus (Davranışçı) – Dr. Ulusoy 2009

Deneyime Bağlı:

  1. a) Bazen çiftler, ilk birleşmeyi yapamadıklarında ilişkiyi gerçekleştirmek adına kendilerini zorlarlar, oysa zihinsel korkulardan kaynaklanan vajinismus var olan durumundan daha kötüye gidebilir.
  2. b) Veya kadının herhangi bir sorunu yokken, ilk gecenin erkek tarafından zorlayarak yapılması da öğrenilmiş vajinismusa girebilir.
  3. c) Veya yaşanmış bir tacizin izdüşümü de bu başlığa girer.

 

11- Stigmatizasyon ile Öğrenilmiş Vajinismus: (Özdeşim)

 

Kadının çevreden duyduğu ilk gecenin zorluğuna ait hikayeler, domino taşlarının birbirlerini devirmesi gibi sağlıklı bireylerde de ilk gece korkularını tetikleyebilir. Buna bilişsel nedenler de denir.

 

12- Vajinismusta Öğrenilmiş Çaresizlik – Dr. Ulusoy 2009

Yıllar içinde ilişkinin kendiliğinden gerçekleşeceğini düşünen çiftler sorunu zamana bırakırlar. Ve bu zaman sürecinde ara ara başarısız deneyimler yaşarlar. Zaman geçtikçe ve her defasında ilişki yaşanamadıkça çiftler ilişki denemek istemezler hatta daha ileri boyutta birbirlerine dokunmak ve sevişmekten dahi kaçınır olurlar. Buna biz ‘Vajinismusta Öğrenilmiş Çaresizlik’ diyoruz.

13- 2005 – 2006 yılları arasında toplam 140 vajinismus hastasına ücretsiz destek vererek sorunlarının çözülmesine yardımcı olmuştur.

14 – Vajinismus tedavisinde, üç basamaklı vajinismusa özel hipnoterapi tekniklerini içeren bilişsel – davranışçı yaklaşımlı Dr. Ulusoy tekniği ile terapi bazında tedaviyi ortalama bir buçuk günlük bir çalışmaya kadar indirmiş bulunmaktadır. (2011)

15- İstanbul Aydın Üniversitesi’nde düzenlenen ulusal ve yabancı katılımlı 5. Tıbbi Hipnoz Kongresi’nde “Vajinismus Tedavisinde Dr. Ulusoy Tekniği”ni sunmuştur.

 

16- Vajinismusta tedavi seyrini etkileyen ana faktörler, yeni tanımlamalar ve terapi seçenekleri (Dr. Ulusoy 2009 Kongre Özeti)

Prenses Etkisi (Dr. Ulusoy 2009); Vajinal ilişkiyi yaşamayı erkeğe hükmetme olarak görme onu ödüllendirme ve cezalandırma etkisini kullanarak yaşamda diğer isteklerini ve erkekten beklentilerini ilişkiye bağlama (Varoluşçu yaklaşım – hipnoterapi)

El Bebek Gül Bebek Etkisi (Dr. Ulusoy 2009); Evin küçük kızı olma etkisi de diyebiliriz. Kadın narin, saksıda yetişmiş bir bitkiye benzer. Acıya (vajene dokunmaya) aşırı hassastır. Yanma, basınç, küntlük duygusu alışmakta zorlandığı duygulardır. (Davranışçı, metafor ve telkinler)

İdrar Tutma Problemi (Dr. Ulusoy 2009); Bazı hastalarda OKB’ye (takıntı – zorlantı hastalığı) bağlı ya da bağlı olmaksızın 8, 12, 24, 48 saate kadar idrarını tutma alışkanlığıdır. Dışarıdaki bir tuvalete yapmak istemez veya iş yoğunluğu nedeni ile erteler. Uzun yıllar bu alışkanlık devam ettiğinde idrar torbası önde gidecek yer bulamadığı için arkaya vajenin ön duvarına yaslanır. Bu hastalarda vajenden içeriye bir şeyin girmesi her zaman sıkıntılıdır. Baskıyı çok yoğun hissederler. Her an idrarının geleceğini, idrarını tutamayabileceğini ifade ederler. Aynı zamanda idrar torbasının sinirsel ağ açısından zengin olması nedeniyle yoğun bir sinirsel (nörojenik) ve rahatsız edici uyarı algılarlar. (Davranışçı)

Anlayışlı Eş Etkisi (Dr. Ulusoy 2009); gerçek anlayışlı erkek, eşine bunun bir hastalık olduğunu ve tedavisi için adım atılması gerektiğini kavrayan, aynı zamanda tedavi sürecinde de bunu kanıtlayıp destekleyen eştir. Aksi durum olan, tedavi sırasında davranışçı yaklaşım gerektiğinde ve eşi muayene tedirginliği yaşadığında, “Tamam hayatım yeter ki sen üzülme, hadi gidelim,” demeyen ya da sessiz kalıp eşinin korkusuna eşlik eden erkek tipi tedaviyi zora sokar. (İkna)

Dr. Ulusoy – Ağaç Teorisi (2009): Vajinismusun oluşmasındaki ana etken; bilişsel, davranışçı, dinamik ya da varoluşçu etkenler aslında değildir. Bunlar ağacın dalları ve yapraklarıdır. Sorunu oluşturan ise ağacın gövdesi ve kökleridir. Aynı aileden iki ya da daha fazla kız kardeşten biri vajinismus olurken diğerleri rahat ilişki yaşayabiliyor. Vajinismus kadınların genel özelliklerine bakıldığında yaşamdaki her olaya karşı olumsuz bakma özellikleri olduğunu gözlemliyoruz. İnanç sistemleri doğruları görmelerine ve deneyimlemelerine rağmen çok hızlı dip yaparak yapamayacağına ve başaramayacağına odaklanıyor. (Çalışmalar sırasında dahi bardağın dolu tarafı yerine boş kalan kısmına odaklanıyorlar) Bir baba, mesleği teknik ressam, kızı ergenliğe girince bütün detayları ile kızını karşısına alıp resimleri çizerek genital bölgeyi ve ilişkiyi anlatıyor ama kızı vajinismus olarak karşımıza çıkıyor. O halde vajinismusta asıl sorunun kızlarımızı yetiştirirken gerekli özgüveni vermekteki noksanlıktır. Buna yaşamda karşılaştığı her duruma karşı ileri adım atabilme cesaretsizliği de diyebiliriz. (İkna, inanç sistemini yeniden organize etme, davranışçı, hipnoterapi)

Kendine çelme takan adamın hikayesi; “Çok korkuyorum, şimdi başardım ama eve gidince olacak mı? Adet döneminden sonra yapabilecek miyim?” (Hipnoterapi – güvenin tesisi)

Birkaç tedaviden geçmiş bilgili hastaya yeniden eğitim verilmesi, geçmişten ne öğrendiyse unutup söylediklerime kulak vermesi…

Bilgili gözüken eğitimsiz hasta, aktardığınız her şeyi ben zaten bunları biliyordum havaları içinde yaklaşır ve bu da yeni bilginin öğrenilmesini zorlaştırır, aktaracak olduğunuz işin püf noktalarını da görmezden gelir.

Davranışçı yaklaşımda gerçekle yüzleşememe, bilişsel teknik, yüzleştirme yapılır.

 

 

Vajinismus Anket Sonuçları

vajinismus-nedir

VAJİNİSMUS ANKET SONUÇLARI

 

VAJİNİSMUS SORUNUM İÇİN KAÇ YERE GİTTİM? – 2011

Ankete katılan toplam kişi sayısı 4849

Tedavi görmedim ………………………………. 3201 (% 65)

Bir yere gittim iyileşemedim ……………….829   (% 17)

En az üç yere gittim, iyileşemedim………… 327   (% 7)

En az beş yere gittim, iyileşemedim ……… 82   (% 2)

Beş veya beşten daha fazla yere gittim iyileşemedim………. 170 (% 4)

Bir yere gittim iyileştim …………………….. 149 (% 3)

Birden fazla yere gittim, iyileştim ………….. 91 (% 2)

 

 

Yukarıdaki Anketin Mart 2015 itibarı ile Değerlendirilmesi

Ankete katılan toplam kişi sayısı 5902

Tedavi görmedim ………………………………. 3902 (% 66)

Bir yere gittim, iyileşemedim ……………….1010 (% 17)

En az üç yere gittim, iyileşemedim………… 397 (% 7)

En az beş yere gittim, iyileşemedim……… 103 (% 2)

Beş veya beşten daha fazla yere gittim, iyileşemedim………. 211 (% 4)

Bir yere gittim, iyileştim…………………….. 177 (% 3)

Birden fazla yere gittim iyileştim………….. 102 (% 2)

 

Yukarıdaki aynı anketin, farklı tarihlerdeki sonuçları hemen hemen aynı. Aradan 4 yıl geçmesine rağmen ve vajinismus tedavisi yapan terapistlerin ve cinsel terapi eğitimlerinin sayısının artmasına rağmen klasik tedavilerde % 30’lara yakın başarısızlık gözlenmektedir. Hastalar bilardo topu gibi terapist terapist dolaşmaktadır. Bu da bize gösteriyor ki var olan ve uygulanan klasik vajinismus tedavileri, Türklerde görülen vajinismusa tam sağaltıcı değildir. Bu nedenledir ki “Bilişsel + Davranışçı + Hipnoz” içeren eklektik yaklaşımlara, Klasik Tedavilere (Tek Bilişsel, Tek Davranışçı, “Bilişsel + Davranışçı”) göre terapistler tarafından daha çok tercih edilmelidir.

 

 

EŞİMLE CİNSEL İLİŞKİYE GİREMİYORUM ÇÜNKÜ

Ankete katılan toplam kişi sayısı 194

Acıyacak, çok kanayacak, parçalanacak, penis çok büyük gibi korkularım var 141 (%73)

 

Geçmişte cinsel tacize uğradım 4 (% 2)

 

Eşim bana yeteri kadar ilgi ve sevgi göstermiyor 5 (% 3)

 

Cinselliği sevmiyorum ve klitoral haz almıyorum 13 (% 7)

 

Cinsel yasaklarla ve korunma ile büyüdüm 31 (% 15)

 

 

 

VAJİNİSMUS SORUNUM İÇİN;

Ankete katılan toplam kişi sayısı 933

 

Kadın doğum uzmanına giderim 138 (% 15)

Anestezi uzmanına giderim 8 (% 1)

Psikiyatriste giderim 92 (% 10)

Psikoloğa giderim 69 (% 7)

Tek seansta çözebilecek olana giderim 86 (% 9)

Hekim seçiminde cinsiyet faktörü gözetir, kadın hekime giderim 31 (% 3)

Büyü olduğu için hocaya giderim 43 (% 5)

Vajinismus konusunda çalışan deneyimli güven duyduğum hekime giderim 466 (%50)