“Vajinismus/vajinusmus Tedavisi ve Hipnoz Yöntemi”

Vajinismus Tedavisinde Üç Aşama ve Toplamda Üç Saatlik Bir Çalışma İle Sabah Alınan Çiftin Akşama Deneyim Yaşaması Mümkündür.

“Vajinismus Tedavisinde Hipnoz” adlı kitabımız da yayınlandı.

vajinismus-tedavisinde-hipnoz-kitabi

VAJİNİSMUS HASTALARININ SINIFLANDIRILMASI (Dr. Ulusoy – 2008)

1- Büyük, küçük dudaklara ve arasına dokunamayanlar (Dış genital)

2- Dış genital bölgesine dokunup, vajen içine dokunamayanlar

3- Dış genital ve vajen içine dokunup, parmak yönlendiren ama penis deneyimini yaşayamayanlar

4- Yukarıdaki ilk 3 gruptan birinde olup kasılmaları olmayanlar ama penisi içeri alamayanlar (İç kaslarda kontrol sorunu, kalça kontrol sorunu, nefes kontrol sorunu veya yetki devri sorunu olanlar)

5- Yukarıdaki ilk 3 gruptan birinde olup kademeli olarak hafiften ağıra kadar iç ve / veya dış kasılmaları olup, penisi içeri alamayanlar.

Görüldüğü gibi vajinismus dediğimizde farklı kategoriler ortaya çıkmaktadır. Ayrıca;

1- Kadınların kendi kişilik örüntüleri (örn. panik atak, obsesyon (takıntı hastalığı) ve mükemmelci yapı, fobik ve her şeyden korkan yapı vs. gibi)

2- Cinsel eğitim ve bilgi eksikliği

3- Erkekteki ve kadındaki fiziksel farklılıklar

4- Bilişsel, davranışçı, dinamik ve varoluşçu etkenlerin varlığı da farklı oranlarda kadını etkilediğinden dolayı vajinismus hastalığı adeta bir sarmaşık gibi şekil alır. Bu nedenle vajinismus tedavisi bütün bu ayrıntılar göz önüne alınarak planlanmalıdır.

Aynı zamanda vajinismus tedavisinde “Kadın – Erkek – Terapist” üçü de sac ayağı gibi yere sağlam basmalıdır. Ayakların birinde sorun olursa tedavide aksamalar kaçınılmaz olacaktır.

 

VAJİNİSMUSTA ASIL SORUN;

DUYGULAR VE DURUMA YÜKLENEN ANLAMLARDIR

 

Vajinismus dediğimizde sorunları oluşturan nedenlere göre;

1-         Bilişsel

2-         Davranışçı

3-         Dinamik

4-         Varoluşçu

Olarak ayrı ayrı formüle etmemiz mümkündür.

Vajinismus tedavisini yaparken bu formülasyondaki nedenlere göre çalışmak sistematik çalışmayı da beraberinde getirecektir.

Peki, hepsi bu mu?

Çalışmalarımdan çıkan sonuç şudur; bunlar görünen sebeplerdir. İşin bir de perde arkası, görünmeyen yüzü var…

“Duygular ve Duruma Yüklenen Anlamlar”, Vajinismus olarak gelen hastalar arasında; hekim, jinekolog, hemşire, ebe, psikolog da bulunmaktadır. Bu meslek sahibi vajinismus hastaları meslekleri gereği, en ince ayrıntıya kadar birçok şeyi bilmektedirler. Ama kendi ifadeleri ile “Bilmek çözüm olmamaktadır.” , “Neyin ne olduğunu, nasıl yapılacağını, oraya bir şeyin girebileceğini hatta çıkabileceğini bilmeme ve hastalarımda genital uygulamalar yapmama rağmen, ben irademe söz geçiremiyorum,” demektedirler.

Evet, sorunu oluşturan bilinç dışı sistemdir ve bilinç dışı sistem, bilinçli sisteminin deneyimlerini ve bilgilerini ilişki anı için kabul etmemektedir.

Peki, bu nasıl olmaktadır?

Duygularla yanlış kodlanan ve ilişki anına yüklenen anlamlar, asıl olarak sorunu tetiklemektedir. Doğuştan fabrika ayarlarımıza göre, neslin devamı ve üreme için ilişki şarttır ve bu durum hem organlar hem sinirsel sistem hem de hormonlarla en ince ayarına kadar yapılmış durumdadır.

Ancak kişinin merak ile öğrenmeye başladığı çocukluk ve ergenlik dönemlerinde duygular ve yüklenen anlamların değiştirilebilir olduğunu görmekteyiz. Doğal ve evrimsel olan ilişki, olumsuz duygu ve yüklenen anlamların etkisini bilinç dışında göstermesi ve yeniden sistemi kurgulaması ile yaşanamaz hale gelir.

Bu da aslında duygu ve yüklenen anlamların evrime karşı bilinç dışını değiştirebilir olduğunun en iyi göstergesidir.

Bir hastamın babası teknik ressamdı ve kızı ergenliğe girerken kızını karşısına alıp genital bölgeleri çizerek ve anlatarak bilgilendirme yapmıştı. Ama kızı evlendiğinde vajinismus olarak karşımızdaydı. Dolayısıyla; “Ebeveynlerin çocuklarına cinselliği öğretirken sevgiyle, korkutmadan, yaşının anlayabileceği düzeyde, sağlıklı iletişimlerle anlatmaları doğru cinsel yaşam için çok daha faydalı olacaktır,” sözü çok doğru ve geçerlidir. Ancak yazımda da vurgu yaptığım gibi sorunu oluşturan sadece cinsel eğitimin eksikliği ya da yanlışlığı değildir. Cinsel eğitimin eksikliği ya da yanlışlığı vajinismus olarak tanı alan hastaların ancak az bir bölümünü kapsar ki bu gruba sadece bilgilendirme yapmanız bile çözümü de beraberinde getirir. Yaptığım çalışmalarda bu oranın, vajinismus olarak başvuran hastaların % 10’u olduğunu söyleyebilirim.

Kalan % 90’lık grup ise; hafiften ağıra kadar giden iradenin o anda devre dışı kaldığı istemsiz kasılmaların, çekilmelerin ve itmelerin olduğu, aynı zamanda da panik atak belirtilerinin devreye girdiği süreci yaşarlar.

Vajinismus hastası ilginç bir metafor olarak penisin vajene girmesini şöyle tanımlayabilir, “Hani parmağınızı göz bebeğinize dokundurmak istersiniz de irkilir ve göz kapaklarınız kapanır ya, hissettiğim aynı duygu,” der. Bu metafor vajinismusta hastanın bilinç dışı refleks arkını en iyi izah eden örnektir. Ben bilinçli olarak istemekteyim ama elimde olmadan tepki veriyorum mesajıdır.

Vajinismus tedavisinde zihni dışlayan ‘Davranışçı Tedavilerde’ sık sık sorun yaşanmasının nedeni de aslında yukarıdaki anlatımda yatmaktadır.

Vajinismus tedavisinde ‘Dr. Ulusoy Tekniği’nde’ aşağıdaki dört temel unsur yer alır:

1 – Psikoeğitim

2- Bilişsel Yaklaşım

3- Davranışçı Tedavi

4- Sorun Odaklı Hipnoterapi Kullanımı

Bu nedenle en iyi ve en hızlı sonucu vermektedir. Kendi çalışma sonuçlarımda da görüldüğü ve Avrupa Hipnoz Kongresi’nde de (ESH) sunduğum gibi tedaviye başladıktan sonra ortalama 24 saatte çözüme gidilebilmektedir. Bu noktada tabii ki klasik tedavinin haftalık görüşmelerle giden ve 12 hafta (3 ay) süren bir tedavi protokolü olduğunu da hatırlatmakta fayda vardır. Aynı zamanda klasik tedavide bir kısım hastaya verilen ödevler yapılamaz ya uzun süreçli bir tedavi olduğu için tedaviden kopar ya da her şeyi yapar ama iş ilişki anına geldiğinde başaramayabilir. Bu da klasik tedavinin görülebilen olumsuz riskleridir.

Vajinismus hastalarının bilmeden, farkına varmadan oluşturduğu bu sorunu tersine mühendislik ile düşünecek olursak; “Duygular ve Olaylara Yüklenen Anlamların” bilinç dışını değiştirebildiğini biliyorsak aynı mekanizmayı kullanarak bilinç dışını farklı konularda da olumlu yönde geliştirmemiz mümkündür demek doğru olacaktır. İnsanoğlunu olgunlaştırmada, motive etmede, yaşama adaptasyonunu sağlamada, yeni duygusal yolaklar oluşturmada daha iyiye gitmesine yardımcı olmada da bu mekanizmayı hipnoterapi dahilinde kullanmak mümkündür.

VAJİNİSMUSTA BİR PARADOKS

Kimi vajinismus hastalarının kişilik yapılarından getirdikleri, genele yayılmış korkuları olabilir. Asansör, araba kullanma, iğne olma, karanlık, börtü böcekten ve hayvanlardan korkma gibi… Bu yapı vajinismusun etyopatogenezinde (oluş mekanizmasında), çocukluk ve ergenlik dönemlerindeki aile ve çevre ile olan etkileşimden kaynaklanabildiğinin de bir işareti olabilir. O yıllardaki kişilik hamurumuz şekillenirken hamurun içine tatsız ve rahatsız edici maddeler girmiştir.

Aynı evde yaşayan iki kız kardeşten biri vajinismus olabilirken diğeri rahat ilişki yaşayabilmektedir. Bu da bize aynı ortam ve çevreden etkilenmekten öte vajinismus sorununda kadının kişilik örgütlenmelerinin de etkin olduğunu göstermektedir.

Bir anekdot verelim: Bir gün hastamın eşi, “Hanım çok korkar,” dedi, “Evde balıkları bile besleyemiyor.” İlk aklıma gelen, zihnimde canlanan kırmızı Japon balıkları oldu, peşi sıra sordum, “Ne tür balık besliyorsunuz?” Akvaryumunda iki tane piranha varmış J

Kimi vajinismus hastaları da, “İğne olabilirim, endoskopik mide tetkiki yaptırdım, hortumu yuttum, cerrahi girişimler geçirdim, birçok şeye dayandım, katlandım ama bunun üstesinden gelemiyorum,” der.

Bir başka vajinismus hasta grubu ise, “Eşimle ilişki yaşayamıyorum ama eşimle başka hazları tatma ve alma açısından oral deneyim yaşadım ve anal / makat ilişkisi yaşadım, penisi arkadan alabiliyorum,” der.

Farklı vajinismus hasta grubu ise, “İçeriye parmak alıyorum, herhangi bir cisim alıyorum ama penisi alamıyorum,” der. (Vajinismus Sınıflaması – Dr. Ulusoy)

Son üç paragrafa baktığımızda acıya, ağrıya dayanan, ağzından endoskopik tetkik hortumunu yutarak içeri alabilen, anal ilişki yaşayabilen ama penisi alamayan vakaların da olduğu görülüyor. Bu durumda vajinismus kadını şaşkınlıkla sorar, “Neden? Orası da makat gibi bir yer değil mi?”

Evet, sonuçta ağız ve yemek borusu yeme işlevi için, makat büyük abdest için uygun yaratılmış. Vajen de ilişki amacıyla, penisin içine girmesini sağlamak üzere dört dörtlük yaratılmış.

Girmemesinin sebebi ise mekanik değil!

“Vajene zaman içinde yüklediğiniz duygusal anlamdan kaynaklanıyor…”

 

Mekanik gözükmesi; hekimlerin sebebe odaklanmadan, doğrudan görünen kısma yani bedensel tepkilere odaklanmasından kaynaklanır ki birçok hasta da böyle olduğunu düşünür. Ve birçok yere gidip iyileşemediğinde tedavisinin süreç ve tekniğine bakmak yerine gittim olmadı, başaramadım diye kendini suçlar. Gölge oyunu ‘Hacivat – Karagöz perdede izlediğimiz bir yansımadır, vajinismus tedavisinde olayı sadece mekanik görüp vajen üzerinde çalışmaya odaklanan tedavilerde sadece gölgelerle savaşır; oysa asıl tedavi yeri onu oynatan ustanın olduğu yer, yani bilinç dışıdır.

İşte bu nedenle sürekli ağzımızda sakız ettiğimiz, “Vajinismus; zihinsel, duygusal durumun fiziksel olarak belirti verdiği bir hastalıktır ve tedavisi de öncelikle buna göre planlanmalıdır,” cümlesini bir kez daha tekrarlıyoruz.

Duygusal refleks arkları, eksik, zihni arka planda bırakan ve sadece vajeni hedef alan tedavilerle kaldırılmaya çalışılırsa, ya tedaviniz başarılı olmaz ya da başardıktan sonra refleks arkı ileriki zamanlarda yeniden canlanarak vajinismus hastalığınızın yeniden ortaya çıkmasına neden olur. Veya tedaviden sonra haz konusunda sorunlar ortaya çıkabilir.

Son olarak vajinismusta gözlenen diğer iki paradoksa da değinerek makalemizi bitirelim.

  1. Vajinismus hastalarının bazılarının rahat muayene olabilmeleri, çoğu zaman jinekolog tarafından “Sizde vajinismus yok” denilmesine neden olur. Oysa vajinismus muayenede değil, ilişki anında yaşananların aktarılması ile tanı konulacak bir hastalıktır.
  2. Yabancı literatürde yer alan ve ikincil vajinismus olarak gözlenen yabancı vajinismus hastalarının vajen 1/3 alt kısımlarında kasılma ve kapanma olur. Tedaviler de mekanik olarak bu kasılmayı kaldırmaya dönük yapılır. Genişletme çalışmaları, botoks uygulamaları gibi. Oysa Türklerde gözlenen birincil vajinismusta vajen serbesttir. İçeriye herhangi bir şey girebilir ama penisin girmesine müsaade etmeyecek zihin – beden odaklı tepkiler meydana gelir.

 

VAJİNİSMUS TEDAVİSİNE GELEN HASTALARIN EVLİLİK SÜRELERİ NEDEN UZUN?

Vajinismus tedavisine gelen hastaları incelediğimizde evlendikten kısa süre sonra başarıya ulaşanların ya da tedavi için başvuranların sayısının daha az olduğunu görürüz. Vajinismus hastalarına baktığımızda 1 yıldan tutun da 30 yıla kadar bekleyen veya gittiği tedavilerde başarıya ulaşamayan hastaları görüyoruz. Niçin böyle oluyor?

1- Birçok çift ilk gece deneyimi yaşayamadığında bunun ne olduğunun farkına varamıyor. Korkular, kasılmalar, geri çekilmeler, ağlama nöbetleri vs. Sorunun adı konulamadığı için aylar ve yıllar geçiyor.

2- Sorunun adını koyuyor ama beklersek, zamana bırakırsak geçer diye düşünüyor.

3- Kendi başıma çözebilir miyim diye düşünerek, kitaplardan, internetten, forum sayfalarından destek bulmaya çalışıyor. Sorunu kendi başına çözenlerin % 10’luk basit diyebileceğimiz vajinismus grubunu kapsadığını fark etmediği gibi herkesin vajinismusunun farklılık gösterebileceğini, tedavi sürecini etkileyen fiziksel, duygusal ve kişisel yapının herkeste farklı olduğunu göz ardı ediyor ve zamanın geçmesine neden olurken bazen de yanlış öneri ve uygulamalarla sorunu derinleştirebiliyor.

4- Tedavi olmaya karar verdiğinde ise tedavinin etkinliği ön plana çıkıyor. Tedavinin etkinliğini gözetmeksizin yapılan seçimlerde maalesef sorunlar çıkabiliyor. Bir, iki, üç, beş ya da beşten daha fazla yere gidip iyileşemeyenlerin oranı % 30’lar civarında. (5900 kişilik anket sonucuna göre, bölümün sonundaki anket bölümüne bakabilirsiniz.)

5- İyatrojenik dediğimiz hekim, terapi süreci kaynaklı hatalar nedeni ile yanlış uygulamalarla zaman boşa geçirilebiliyor. (Zar operasyonu, botoks uygulaması, anestezi altında, epidural ile tek seansta, kanıtlanmamış terapi yaklaşımları ya da reçete ile çözüleceğini vaat etme, %100 çözerim diyen terapistlere gidip hüsrana uğrama vs)

6- Vajinismus sorununu çözmek yerine çevrenin de baskısı ile tüp bebek yöntemi ile bebek sahibi olmaya çalışmak da sorun çözülmeden zamanın geçmesine neden oluyor.

7- Bir zaman sonra az bir kısım erkek ya sorunla hiç ilgilenmeyip olduğu gibi kabul ediyor ya da dışarıda kendine yeni gizli bir yaşam kuruyor ya da boşanıyor.

8- Yukarıdaki maddeleri tek tek deneyimleyen çift, bir zaman sonra artık sorunun çözümsüz olduğunu düşünmeye başlıyor ve sorunla ilgilenmiyor.

Yukarıda sekiz maddeyle ifade ettiğimiz aynı hataların birçok vajinismus çifti tarafından tekrarlandığını üzülerek görüyoruz.

 

VAJİNİSMUS KADINLARI ŞIMARIK MIDIR?

“Benim de sorunum aynı, 11 aylık evliyim. 11 aydan beri eşimle birlikte olamadım. Korkuyorum, tedirgin oluyorum, canımın acıyacağını düşünüyorum ve bu yüzden denemek bile beni korkutuyor. Bu yüzden evliliğimiz her geçen gün daha kötüye gidiyor. Sürekli eşimle tartışıyoruz, tartışma konusu bu olmasa da aslında her tartışmanın kaynağının bu olduğunu düşünüyorum. Eşimi doktora götürmeye de ikna edememiştim, çünkü benim şımarıklık yaptığımı ve doktorluk bir işimin olmadığını düşünüyordu. Ama sonunda onu ikna etmeyi başardım. Evliliğimin yaşanmamış bir olay yüzünden bitmesini istemiyorum. Sevdik ve evlendik sonuçta…”

Dr. Ulusoy: Ah bu erkekler, siz kadınların şımarıklık ya da kapris yapmadığını şuuraltı düzeyinde bir sıkıntınız olduğunu ne zaman anlayacak ve size destek olacaklar? Hiçbir kadın şımarıklık ya da kapris uğruna ilişkiyi istemesine rağmen reddedemez. Hele hele bacaklarında kasılma, ellerinde gerginlik ve itme hareketi, ağlama nöbetleri şeklinde bedenini kontrol edemez bir duruma sokamaz.

Vajinismusa sahip kadınların eşleri şunu kesinlikle bilmelidirler ki, alaycı, suçlayıcı bir tavır takınmaları yangına körükle gitmeye benzer. Eşlerine her adımda destek olmalı, eşlerini sevip saymalı, ilk aşkın heyecanını her zaman yaşatmalıdırlar. Vajinismus kadınları kağıt bebekler gibidir, daha fazla özen isterler… Gösterdiğiniz ilginin karşılığını da her zaman fazlası ile verirler. Erkekler hiçbir zaman çocuğumuz olsun, ilişki gerçekleşsin amacı ile tedaviye destek olmamalı, yaşam boyu mutlu bir cinselliği tek yastıkta sürdürebilmek için eşlerinin yanında yer almalıdırlar.

Değerli erkekler, eşinize bir kez daha bakın, tekrar bakın, yakından bakın… Mutlu bir cinselliği bir ömür boyu yaşamak istiyorsanız hadi ona güzel sözler söyleyin, sanırım uzunca bir zamandır eşinizi de ihmal ettiniz… En son ne zaman çiçek aldınız? Özel bir gününüzü ne zaman hatırladınız?

Kadınlar “YEDİVEREN GÜLLERİ” gibidir. Siz bir adım attığınızda onların coşkuyla koştuğunu görürsünüz. Onları mutlu etmek bu kadar kolayken neden güzel sözlerinizi esirgiyorsunuz? Neden? En son ona içtenlikle ne zaman sarıldınız? Ne zaman başını omzunuza dayadı? Yaptığı olağan bir şey için ne zaman teşekkür ettiniz? Sabah ayrılırken, akşam döndüğünüzde tatlı bir buseyi en son ne zaman kondurdunuz? Hatalı olduğu halde kızmak yerine ne zaman merhamet gösterdiniz, ne zaman affettiniz?

Haydi hemcinslerim, şimdi harekete geçme zamanı, küçük adımlar atın… Yediveren gülleri her mevsim açsın, güzellikleri ve kokuları bizi rahatlatsın…

EŞİNİZ SİZE DESTEK OLUYOR MU?

“Evet, gruba gönderdiğiniz son yazınızı okuyunca anladım ki eşimin ilgisizliğiyle bütünleşmiş benim bu vajinismusa yakalanmamın sebepleri… Bizimkinin ilgisiz tavırları, hayatın akışına kendini kaptırıp robot gibi bir yaşam sürmesi… Beni görmezden gelmesi… Sanki o halinden çok memnunmuş ya da hiç önemsemiyormuş gibi hayatını sürdürmeye devam ediyor. Kendim vajinal genişleticilerle çalışırken çok rahatım. Ama onunla olunca bana bir haller oluyor. Hiçbir şey için mücadele etmeyen bir adam… Onun bu duyarsızlığı ve geçiştiriciliği beni çok sinirlendirdiği için karşı koyduğumu düşünmeye başladım… ”

 

Dr. Ulusoy: Sizinle ilgilenmediği açık ve her şeyi siz yapıyorsunuz… Kendinizi ifade edecek, ona kanıtlayacak, ben buradayım dedirtebilecek ne yapabilirsiniz? Biraz düşünün ve içsel zihninize bu konuda güvenin…

Cinsellik bir ihtiyaç, eşinizi sevseniz de sevmeseniz de kendinizi bu ihtiyaçtan uzak tutmamalısınız. Nefret edebilirsiniz, duyarsızlıkla suçlayabilirsiniz doğal karşılıyorum. Ama cinselliği yaşamanız gerektiğinde bunu eşinize karşı bir tavır ya da ödül olarak değerlendirmeyin, siz istediğiniz için, siz hazzı almak için cinselliği yaşayın. Sonra mı, bırakın ne hali varsa görsün:)) İsterse yine vurdumduymaz olsun. Siz adeta onu cinselliğiniz için kullanın. Zaman içinde değişimi yakalar da adımlar atarsa da şaşırmayın. İlişkiyi yaşarken hayal dünyanızı geniş tutun ve hayalinizdeki prens ile ilişkiye girdiğinizi imgeleyin. Kazanan siz olun. Adeta onu kullanın ve bırakın. Siz cinselliği yaşadıktan sonra onun vurdumduymaz tavrının aynısını takının. Ne dersiniz, denemeye değer mi?

 

Farklı bir danışan: “Gerçekten sizi bu sözlerinizden ve düşüncelerinizden dolayı çok ama çok kutluyorum. Bir erkek olarak bunları bizlere tüm çıplaklığı ile tavsiye ettiğiniz ve anlattığınız için… Aslında ben de o bayan gibiydim yıllardır, 7 yıldır. Hep nasılsa suçluyum, sorun bende diye elimden geleni yapıp her konuda onu mutlu etmek için adeta ruhen kendimi paralıyordum. Ama baktım karşımdaki yani eşim bu durumdan çok hoşnut ve bunu kullanıyor, dur dedim kendi kendime, yeter artık, yılların bu şekilde geçmesine izin verme. Nereden inceyse oradan kopsun, biraz da kendin için yaşa dedim. Cinsellik mi? Canım istediği zaman ben kullanıyorum onu… Sonra da aynı umursamaz tavır ile onu cinsel açıdan kullandığım hissini veriyorum… Ve geçen gün hatta yine ön sevişme olurken bana sordu; ‘Gerçekten hoşuna gidip orgazm oldun mu yoksa beni rahatlatmak için oyun mu oynadın?’ diye… Ben de, ‘Artık o günler geçti,’ dedim. ‘Eğer hoşuma gidiyorsa doyasıya yaşarım, gitmiyorsa da yapma derim veya açıkça söylerim,’ dedim. Ki bu konuda diğer bayanlar da çok açık olsunlar bence, kendi kişiliklerinden asla taviz vermesinler. 34 yaşındayım ve eşimle hiç birlikte olamadım. Ama anladım ki ben de o kadar sorun yok, onun da sorunları var. Çünkü bir kez 2 ay önce, önceden tanıdığım biriyle beraber olabildim. İlaçsız, narkozsuz, uyuşturucusuz ve antidepresansız… Demek ki oluyormuş, demek ki biraz çaba, güven ve sabır gerektiriyormuş. Bunu tabii bilmiyor eşim ama o günden sonra kendime güvenim kadın olarak o kadar arttı ki, bir anda her şeyi terk edebilirim. O da bunun farkında olduğu için bana eskisinden çok ilgi gösteriyor, tıpkı sizin dediğiniz gibi…

Murat bey, açık sözlülüğünüzden dolayı ve bir erkek olarak bu ince noktaya dürüstçe değindiğiniz için sizi tebrik ederim. Gerçekten o kadar az kişi, yani erkek bunu itiraf eder ki… Hangi meslekten olursa olsun… Bu sizin kendinizle ne kadar barışık olduğunuzu ve bizim gibi bayanlara gerçekten canı gönülden yardımcı olmaya çalıştığınızı gösteriyor. Başarılarınızın devamını dilerim…

Bu yazımı diğer bayanların da görmesini sağlarsanız çok sevinirim.”

Dr. Ulusoy: Kurulu bir aile düzeni varken, yine de, ne olursa olsun aldatmayı makul karşılamamak gerekir.

 

VAJİNİSMUS ERKEĞİNİN RUH HALİ

Vajinismusu kadının sorunu olarak gördük görmesine de, bir de eşi vajinismus olan bir erkeğin yazdıklarına kulak verelim:

Eşiniz vajinismus ise…

1- Zaman zaman sizi sevmediği fikrine kapılıp kahrolursunuz.

2- Çocuk sahibi olma hayaliniz giderek yok olur. Artık küçük çocuklara bakamazsınız. Arkadaşlarınızın çocuklarını sevmek ızdırap verir. Çocuk bezi reklamları dahi keyfinizi kaçırmaya yeter.

3- Cinsel olarak sizde de büyük bir istek kaybı oluşur. Mastürbasyon dahi yapamaz hale gelirsiniz.

4- Üç yıldır düzelmeyen durumun düzelebileceğine dair hiçbir inancınız kalmamıştır. Bu yüzden de eşinizin çabalarına katkıda bulunamazsınız.

5- “Benimle evlenmeseydi belki bu duruma düşmezdi, mutlu olurdu,” diyerek kendinizi suçlarsınız.

6- Onu her şeyden çok sevdiğiniz halde sizden ayrılıp mutlu bir yuva kurmasını istersiniz. Hatta onu kendinizden uzaklaştırmaya çalışırsınız.

7- Aranızdaki yaş farkından dolayı artık onu kızınız gibi görmeye başlarsınız.

8- Çok sarhoş olduğunuzda kendinize erkekliğinizi ispatlamak için aldatma hayalleri kurarsınız. Ancak ertesi gün bunu düşündüğünüz için kendinizden nefret edersiniz.

9- Evdeki mutsuzluğunuz işinize de yansır. Çok fazla çalıştığınız halde verim alamazsınız.

10- Alkol en iyi dostunuz olmuştur. Hemen hemen her gün kendinizi kaybedinceye kadar içersiniz.

11- Ölmek istersiniz ama sizi sevenleri üzmemek için yapamazsınız.

12- Herkes sizi çok neşeli bilir. Sizse gizli gizli ağlarsınız.

13- Hiçbir yardım ve yorumun faydalı olmadığını bildiğiniz için itirafınıza yorum yapılmasını engellersiniz.

  1. İtirafınızı yazarken klavyeniz ıslanmıştır.

Bir vajinismus erkeği…

 

VAJİNİSMUS KADINININ RUH HALİ

“Olay aşana kadar zor herhalde, aştığında belki bir hafta sonra unutup gidecek böyle bir problemi yaşadığını bile. Ama yaşayanlar da hala o girdabın içinde debelenip duruyor. Bir aydır klasik tedavi görüyorum, bayağı yol kat ettim, parmak egzersizleriyle aştığım mesafeye ben bile hayret ediyorum. Ama hala sanırım final gününe kadar yapabileceğime gerçekten inanmayacağım. Vajinismus yüzmeyi, bisiklete binmeyi öğrenmek gibi bir şey, bir kere cesaretinizi toplayıp pedala asılınca sanırım düşmediğinizi, koştuğunuzu görünce yeniyorsunuz. Ama işte bu inancı canlandırmak için rüzgara ihtiyacımız var. Bana bu aralar hava öyle kurak geliyor ki… Ne sağımdan ne solumdan rüzgar esmiyor artık… Yani anlayacağınız sorunu mekanik olarak evet çözüyorum, ama bir haftadır sanırım depresyona girdiğim için oldukça kötü hissediyorum, kimseyle konuşmamak, odama kapanıp uyumak istiyorum sadece. Açlıktan ölmeyecek kadar yiyor, sürekli hayatı geçiştirmeye çalışıyorum. Nedense kat ettiğim başarıların beni mutlu etmesi için geç kaldığını hissediyorum. Üzerimde anlamsız bir bıkkınlık var. Durduk yere sorun çıkartıyor, ağlıyorum; eşimi üzüyor, kendime de eziyet ediyorum. Yemek yapınca bile güzel olduysa şaşırıyorum.

Hani bir çirkin ördek hikayesi vardı ya, aynı oradaki çirkin ördek gibi hissediyorum. Hayattan kopmak üzereyim, sağlığım da bozuldu, uyku uyuyamıyorum, işime gücüme konsantre olamıyorum. Hep keyifsiz hep keyifsizim… Çevremdekiler ‘Hayrola canın bir şeye mi sıkkın?’ diye soruyorlar bugünlerde sürekli. Nasıl anlatabilirim ki? Anlatsam ne olacak ki? Bu neden benim başıma geldi diye hep sorgulamadayım. Sorguladıkça geçmişimi deşiyorum. Eski erkek arkadaşlarımı… Kuyuda iğne arar gibi didik didik ettim geçmişimi. Acaba onlardan biri mi bana bunu yaptı diye, işte böyle saçma saçma, saçmalıklar… Bugün sadece yarım saatliğine kalktım yerimden, topu topu konuştuğum beş cümle olmuştur. Öyle keyifsizim anlatamam, öyle keyifsizim…”

VAJİNİSMUSTA HİPNOZ TEDAVİSİ KİTABI İÇERİK BİLGİSİ

İÇİNDEKİLER

  1. MURAT ULUSOY HAKKINDA

 

  1. Bölüm: Her Yönü ile Vajinismus

VAJİNİSMUS NEDİR?

VAJİNİSMUS GENEL DEĞERLENDİRME

VAJİNİSMUS VE İLK GECE KORKUSU

VAJİNİSMUS OLDUĞUNU ÖĞRENEN KADIN NE YAPMALI?

VAJİNİSMUS NEDENLERİ

VAJİNİSMUS DUYGULAR VE DURUMA YÜKLENEN ANLAMLAR

VAJİNİSMUS HASTALARINA ÖNERİLER

VAJİNİSMUSTA ZORLUĞA GÖRE SINIFLANDIRMA DOĞRU MU?

VAJİNİSMUS SINIFLAMASI

VAJİNİSMUSTA BİR PARADOKS

VAJİNİSMUS TEDAVİSİNE GELENLERDE EVLİLİK SÜRELERİ NEDEN UZUN?

VAJİNİSMUS VE EŞZAMANLILIK

VAJİNİSMUS VE KONVERSİYON

ANESTEZİ, BİLİNÇDIŞI VE VAJİNİSMUS

VAJİNİSMUS KADINI ŞIMARIK MI?

EŞİNİZ SİZE DESTEK OLUYOR MU?

CİNSEL YAŞAM VE VAJİNİSMUS

VAJİNİSMUS VE HAMİLELİK

VAJİNİSMUS ERKEĞİNİN RUH HALİ

VAJİNİSMUS KADINININ RUH HALİ

VAJİNİSMUS, GENELEV VE ERKEK

VAJİNİSMUSTA ZORLASAM OLUR MU?

VAJİNİSMUS TEDAVİSİNDE ÜÇ ANA SEÇENEK

VAJİNİSMUSTA ÖNERİLMEYEN YAKLAŞIMLAR

VAJİNİSMUS TEDAVİSİNDE NELERE DİKKAT EDİLİR?

VAJİNİSMUS TEDAVİSİNDE NE YAPILMALI?

VAJİNİSMUS TEDAVİSİNDE EK BİLGİLER

VAJİNİSMUSTA KEGEL EGZERSİZLERİNİN YERİ VAR MI?

VAJİNİSMUS TEDAVİSİNDE BAŞARISIZLIK NEDENLERİ

VAJİNİSMUS SORU VE CEVAPLAR

VAJİNİSMUS ANKETLER

  1. Bölüm: Vajinismus Tedavisinde “Dr. Ulusoy Tekniği”

VAJİNİSMUS TEDAVİSİ 2004 KONGRE SUNUMU

VAJİNİSMUS TEDAVİSİ 2005 KONGRE SUNUMU – MAYALAMA

Dr. ULUSOY’UN VAJİNİSMUS TEDAVİSİNE KATKILARI

VAJİNİSMUS TEDAVİ FORMÜLÜ

ULUSOY VAJİNİSMUS TEDAVİ TEKNİĞİ – 2011

PSİKOLOG VE PSİKİYATRİSTLER İÇİN “5 BK MODELİ – DR. ULUSOY, 2014”

KLASİK TEDAVİNİN DR. ULUSOY TEKNİĞİ İLE KIYASLANMASI

ULUSOY TEKNİĞİ İLE BAŞARANLARDAN HİKAYELER

AYDINLATILMIŞ ONAM BELGESİ

  1. Bölüm: Hipnoz ve Vajinismusta Kullanımı

HİPNOZ, İNANÇ VE DEĞİŞİM

OLUMSUZ İNANÇLAR HASTALIKLARIN TEMELİDİR

KLİNİK HİPNOZUN TANIMI

KADIN HASTALIKLARI, CİNSELLİĞİ VE DOĞUMDA HİPNOZ KULLANIM ALANLARI

HİPNOZ ENDÜKSİYON TEKNİKLERİ

HİPNOZ YATKINLIK DEĞERLENDİRMESİ

ULUSOY HİPNOZ ENDÜKSİYON TEKNİĞİ

HİPNOZ DERİNLEŞTİRME TEKNİĞİ

BİLİNÇ DIŞI VE HİPNOZ

ZİHİN MODELLEME İLE ÇALIŞIR

HİPNOZUN VAJİNİSMUSTA KULLANIMI

HİPNOZ VE AĞRI KONTROLÜ

HİPNOZ VE ORGAZM

ERKEN BOŞALMA KADIN VE ERKEK İÇİN KİL – VAZO METAFORU

HİPNOZ VE EREKSİYON SORUNLARINA YAKLAŞIM

EREKSİYON VE ERKEN BOŞALMADA ANAHTARLAMA MODELİ

CİNSEL PROBLEMLERDE ERİCKSONİAN HİKAYELER

  1. Bölüm: Vajinismusta Klasik Tedavi

VAJİNİSMUS EGZERSİZLERİ

KIZLIK ZARLARI

VAJİNİSMUS PARMAK EGZERSİZLERİ

VAJİNİSMUS GÜNLÜĞÜ 1

VAJİNİSMUS GÜNLÜĞÜ 2

SEKSÜEL POZİSYONLAR

VAJİNİSMUS YAHOO GRUP HİKAYELERİ

  1. Bölüm: Faydalı Bilgiler
  2. ULUSOY İLE RÖPORTAJ

İLK CİNSEL İLİŞKİDE NELERE DİKKAT EDİLİR?

CİNSEL YAŞAMINIZA RENK KATACAK ÖNERİLER

NEO TANTRA’NIN 25 ALTIN KURALI

NEFES

VAJİNAL ORGAZM

ROBOT KURAMI

DSM 5 TR TANI ÖLÇEĞİ

  1. Bölüm: Kaynaklar ve Fotoğraf Albümü

EK A: Kaynaklar

EK B: Fotoğraf Albümü